Davacı, miras bırakanı annesi ...'nin okuma yazma bilmediğini, kolay kandırılabilir kişiliğe sahip olduğunu, anneannesi olan ....'nin annesi ...'yi kandırıp vekaletini alarak ...'nin bilgisi ve rızası dışında 174 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlardaki payını vekaleten kendi payını ise asaleten 23.3.1966 tarihinde oğlu ...'e sattığını ileri sürerek, 1966 yılında yapılan satışın iptali ve miras payı oranında adına tescile karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Davacı daha sonra verdiği 21.3.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile anneannesi ....'nin kız çocuklarına miras kalmaması amacıyla muvazaalı olarak kendi payını asaleten, Hatice'nin payını ise vekalet görevini kötüye kullanarak vekaleten 23.3.1966 tarihinde oğlu Naci'ye sattığını belirtip, 174 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.. Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.