4. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sonuç olarak hapis cezasına hükmedilmesine karşın, yerinde olmayan gerekçeyle, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmamasına karar verilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamaycağı, Anlaşıldığından, sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 24/09/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın ancak cezalara ilişkin olabileceği, güvenlik tedbirlerini kapsamadığı, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluğunun hapsin infazı süresince devamının bir zorunluluk olduğu aksi takdirde hapis cezası infaz edilen kişinin seçime girmesi, kamu görevi yapmasının vb. mümkün olacağı gözetildiğinde 53. maddenin uygulanmamasına ilişkin hükmün düzeltilmesi gerektiği kapsamında olduğundan sayın çoğunluğun, aleyhe temyiz bulunmadığından bu konuda bozma yapılamayacağı görüşüne dayanan eleştirisine katılamıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın