11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/278 E. , 2013/582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2011 tarih ve 2011/282-2011/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeyle, müvekkilinin gerçekleştirdiği taşıma sırasında, ...’da kesilen gümrük cezalarından davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilince 154.156 Ruble gümrük cezası ile gümrük cezalarından dolayı uluslararası sözleşmeler gereği ... Bank’a 5.861,85 USD ceza ödendiğini, ayrıca diğer masraflar için verilmesi öngörülen 2.000 USD bedelli bonoların da verilmediğini ve tahsili için davalıya karşı başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davanın haksız olarak açıldığını savunarak reddini ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının müvekkiline ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR'nin 32. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin en geç 30.06.2000 tarihinde, 3 yıllık zamanaşımı süresinin ise 30.06.2002 tarihinde dolduğu, bozma ilamında belirtilen sözleşmeyle davalının kesilebilecek cezaları ödemeyi taahhüt etmiş olduğu ancak ortada bir borç ikrarı bulunmadığı, bu nedenle zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmayıp, BK’nun 133. ve 135. maddelerinin somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.