6. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 25.11.2013 tarihli görevsizlik kararı, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2013 tarih ve 2013/Bşk-301 Esas, 2013/307 Karar sayılı kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan 21.07.2009 günlü hükmün incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında sanığın tutuklama ve tahliye tarihlerinin yazılmaması, yerinde eklenmesi olarak görülmüştür. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın yakınana karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 62, 522. maddeleriyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve ızrar suçlarını oluşturacağı, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı ise de, sonuç cezanın açıkça sanık lehine olduğu anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 25/04/2006 tarihinde sanık ...'un bilgisi dışında atanan savunmanının bulunduğu oturumda tefhim olunan karara karşı, sanık savunmanının temyiz yoluna başvurmadığı, sanığın temyize konu hükümden bilgi sahibi olması üzerine kararı temyiz ettiği anlaşılmakla,... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.04.2006 tarih ve 2006/33 Esas 2006/202 sayılı kararın süresinde temyiz edildiği kabul edilerek; yapılan incelemede; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın yakınana karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 62, 522. maddeleriyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve ızrar suçlarını oluşturacağı, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı ise de, sonuç cezanın açıkça sanık lehine olduğu anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığından bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “dayanışmalı olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderinin sanıklardan dayanışmalı olarak alınmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın