11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/9286 E. , 2013/1301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nce verilen30/03/2011 tarih ve 2009/277-2011/114 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan mimari proje hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkilinin ilgili binaya ait mimari projeleri davalıya teslim ettiğini, davalının bilgi ve rıza dışında eserde değişiklikler ve eklentiler yaparak müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüz ettiğini, yapılan değişikliklerin eserin bütünlüğünü ve güzelliğini bozan, müvekkil nam ve şöhretini zedeleyen değişiklikler olduğunu ileri sürerek, FSEK'nun 68.maddesi uyarınca şimdilik 66.000,00 TL maddi, FSEK 70’e göre 22.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiş, 24.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat miktarını 76.050,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu eserin bedii vasfı bulunmadığını, tespit raporu ile belirlenmiş değişikliklerin binanın ... Üniversitesi'nin kullanımına tahsis edildikten sonra ...’ün yönetmelik ve istekleri doğrultusunda gereklilik ve zorunluluk nedeniyle kullanım amacına uygun şekilde yapıldığını, kesinlikle davacı mimarın mesleki şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve özelliklerini bozan değişiklikler olmadığını, FSEK.uyarınca zaruri görülen değiştirmelerin eser sahibinin izni olmaksızın yapılabileceğini, davaya konu binanın kütüphane kısmı yapılırken sözleşmede yer alan yazılı adresine yapılan başvurularda davacıya ulaşılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait projede herhangi bir değişiklik yapılmadığı,ancak davacıya ait projenin üzerinde uygulandığı mimari yapıda değişiklikler yapıldığı, davacıya ait proje başka bir yapıya uygulanmadığından çoğaltma, yayma, işleme, temsil gibi mali hakların ihlalinin sözkonusu olmadığı, davalının kendisine ait binayı zaman içerisinde ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kullanabilmek için ihtiyaç nedeniyle ve zorunlu olarak binada değiştirmeler ve genişletmeler yaptığı, mimarın yalnızca şeref ve itibarını yahut eserin mahiyet ve özelliğini bozan değişikliklere müdahale edebileceği, bunun dışında malikin (bina malikinin) mülki üzerinde tasarruf hakkını kısıtlayamayacağı, çünkü mimari eser meydana getirildiği sırada gerekli olan kullanım amacı zaman içerisinde değişeceği, bu halde mimarın söz konusu yapının yeni ihtiyaçlara göre tadiline veya yıkılarak tamamen ortadan kaldırılmasına katlanmasının gerekeceği, malikin, imar mevzcuatının izin verdiği ölçüde ve kendisine en verimli olacak biçimde yapıyı değiştirebileceği, genişletebileceği, dava konusu yapının (binanın) bedii vasfı olmadığı, ayrıca binadaki tadilatların proje müelifi davacının şeref ve haysiyetini zedeleyici nitelikte olduğunun iddia edilmediği, bina malikinin değişen ihtiyaçlara göre binada tadilat yapılacağında proje müelifinin izini alması ya da kendisini çağırıp tadilat projesi hazırlatması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.