6. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Yasal süresinde ileri sürülmediğinden duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2010 tarih 2010/27719-20 soruşturma, 2010/12973 Esas ve 2010/602 İddianame numarası ile düzenlenen iddianamede sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağma suçundan her ne kadar sevk maddelerinde belirtilmemiş ise de, iddianamenin içeriğinde açıkça yer verilerek dava açıldığı görülmekle, söz konusu suç için sanık ... hakkında zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Şikayet tarihinden 2 ay kadar önce sanıklar ... ve ..., yakınanlar ... ve ...'ın olduğu kahvehaneye gelerek onları zorla araçlarına bindirip ayrı ayrı 1000 TL para bulmaları için önce yakınan ...'in ağabeyinin ikamet ettiği Alaşar Köyüne götürdükleri, burada yakınan ...'ı, ağabeyine ait büyükbaş hayvanı satması için bırakıp diğer yakınan ...'i ... Beldesinde dolaştırıp araç içeresinde darp ettiklerinin iddia edilmesi karşısında; yakınanlar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında ve 2009 yılı Haziran ayı içerisinde sanık ..., yakınan ...'ın işyerine gelerek işyerinde rezillik çıkartıp dağıtacağı şeklinde tehdit ederek zorla müştekiyi aracına bindirerek önce kendi evine oradan ... Parkında sessiz ve ıssız bir yere götürüp tabanca göstererek tehdit edip 20.000 TL'lik senet imzalattırdığı iddia edilmesi karşısında; yakınan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanık ... hakkında zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Sanık hakkında hükmolunan doğrudan para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5329 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan karar verilmesine yer olmadığına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan karar verilmesine yer olmadığına, ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçundan iki kez, sanıklar ..., ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçundan bir kez ve sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik alacağı tahsil amacı ile tehdit suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında ruhsatsız silah bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerin incelenmesinde; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ...'a yönelik yağma suçu için kurulan hükümler yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede; Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm fıkrasında, yakınanın şahsına zarar dokunmaksızın kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bıraktıklarından 5237 sayılı TCK uyarınca, indirim uygulama maddesi olan “110/1” maddesinin gösterilmemesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas hükümlülüklerinin en ağırı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2002 gün 2002/123 Esas ve 2002/268 karar sayılı hükmüne konu hapis cezasının tekerrür uygulamasına esas alınmaması ve sanıklar ..., ... ve ...'nın müşteki ...'a yönelik yağma suçunun iş yerinde işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının ( c) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... lakaplı şahsın, yakınan ...'dan 3000 TL borç para karşılığı aylık %20 faizli olarak 3600 TL'lik senet aldıkları, yakınanın ilk üç ay söz konusu borcun faizini ödediği, geri kalan faizi ödememesi üzerine, sanık ...'ın yakınanı aracına bindirerek Botonik Parkındaki ıssız ve sesiz bir yere götürerek yakınana hitaben “Bu senet artık yetersiz kaldı, senin ödemediğin faizlerle birlikte borcun çoğaldı, şimdi bana 20.000 TL.lik yeni bir senet imzalayıp vereceksin, istediğim bu senedi vermezsen, senin sonun kötü olacak” şeklinde tehdit edip 20.000 TL'lik senet imzalatarak alması biçiminde gerçekleşen olayda, yağma suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin, kalkışma aşamasında kaldığından bahisle sanıkların cezasından 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması, Cumhuriyet Savcısının temyizinin lehe olduğu anlaşılmakla, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ..., ... ve ... savunmanları Av. ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ...'a yönelik yağma suçları yönünden "duruşmalı" temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine ilişkin” bölüm çıkartılarak yerine “Bu dava nedeni ile, sanıkların yargılama gideri olarak sarfına neden oldukları tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 405,4 TL Mahkeme masrafının sanıkların neden oldukları oranda olmak üzere (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (26,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (26,20) TL'nin sanık ...'den tahsiline, (26,20) TL'nin sanık ...' den tahsiline, (26,20 ) TL'nin sanık ...'den tahsiline, (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, ( 18,20 ) TL'nin sanık ...'tan tahsiline, ( 26,20 ) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (34,20 ) TL'nin sanık ...'den tahsiline, ( 34,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (34,20) TL'nin sanık ...'den tahsiline, (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, ( 18,20 ) TL'nin sanık ...'den tahsiline, (18,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline, (26,20) TL'nin sanık ...'dan tahsiline” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan mahkumiyet hükmün incelenmesinde; ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği gibi, yakınan ... dosya içerisindeki 05.09.2009 tarihli fotoğraf teşhisinde, “2 numaradaki şahıs ifademde belirttiğim gibi ..., ..., ... ve ... ile birlikte hareket eden şahıslar, iş yerime gelerek para tahsil etmeye çalışan hakaret eden, korkutan ve tehdit eden adını Kel Murat olarak bildiğim ancak siz görevlilerden gerçek isminin ... olarak öğrendiğim şahıstır, kesin olarak teşhis ediyorum.” diyerek ...'yı teşhis ettiği, yakınan ...'ın mahkemece teşhis işlemlerinin yapılması için yeniden çağrıldığı 20.10.2010 tarihli oturumdaki ifadesinde de, huzurda bulunan ... isimli sanığı önceden tanımadığını, ilk kez mahkemede gördüğünü, ... olarak tanıdığı şahsın salonda sanıklar arasında bulunan şu şahıstır dediği ve bu şahsın da ... olduğunun anlaşılması karşında, sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı yağmaya kalkışma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30.10.2014 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ün katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Av. Mübeccel Pınarlıdağ'ın yüzene karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap