11. Ceza Dairesi

2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır. 03.03.2009 günlü iddianame ile; kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle nitelikli dolandırıcılık suçu anlatılmak suretiyle sanığın TCK'nun 158/2 maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 158/1. maddesi uyarınca sevk maddeleri gösterilip cezalandırılmasının talep edildiği ve hükmün nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulduğu, TCK'nun 157. maddesinden açılmış ve hüküm verilmiş bir kamu davası bulunmadığı, bu itibarla, iddianamedeki tavsife, hükmün konusuna, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dairemiz ile 15. Ceza Dairesi arasında doğan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 06.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap