12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/24443 E. , 2016/21008 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1.Şikayetçi ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2.Şikayetçi ... Toprak … A.Ş.nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Menkul ihalesinde de uygulanan İİK'nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir.
Somut olayda, şikayetçi Çenesizler Toprak … A.Ş.nin takipte taraf olmadığı, borçlu hakkında bir takip yaptığı iddiasında bulunmadığı gibi teminat yatırarak ihaleye katılıp pey de sürmediği anlaşılmıştır. O halde adı geçen şirketin ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı görülmekle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de sonuçta istemin reddine karar verildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak,
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
Bu durumda şikayetçi ...Toprak … A.Ş.nin ihalenin feshi istemi aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.