Esas No
E. 2016/364
Karar No
K. 2016/18391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

13. Hukuk Dairesi         2016/364 E.  ,  2016/18391 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 23.3.1990 ve muhtelif tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile taşınmazlar satın aldığını, tapu devri yapılmadığından tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu aşamada taşınmazların kamulaştırıldığını ve ifasının imkansız olduğunun anlaşılması üzerine davalı ile 20.1.2011 tarihli uzlaşma protokolünün imzalandığını, protokole göre davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, ödenmesi gereken 750.000 euronun temerrüt tarihinden itibaren en yüksek faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, asıl alacağın konusunu oluşturan satış vaadi sözleşmesinin resmi biçimde yapıldığından cezai şart niteliğindeki davacı isteğinin fer'i nitelikte olup resmi biçimde düzenlemediğinden geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile imzalanan 20.1.2011 tarihli uzlaşma protokolüne göre kendi edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek protokol ile kararlaştırılan 750.000 euronun ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Davalı protokolün bu hükmünün geçersiz olduğunu savunmuş ve mahkemece de, uzlaşma tutanağına konu 10 adet dairenin tapusunun davacıya devredildiği, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Noterde düzenlendiği, alacak olarak talep edilen 750.000 Euro' nun asıl alacağı bağlı feri nitelikte bir talep olduğu, bu alacakların da resmi şekilde düzenlenen belgeye dayalı olarak talep edilebileceği, resmi şekilde yapılmayan uzlaşma tutanağının TMK 634., BK 213. ve Noter Kanunu 89. maddeleri gereğince geçersiz olduğu, bu belgeye dayalı dairelerin iade şartına bağlı olarak 750.000Euro cezai şartın talep edilemeyeceği, Noterde düzenlenen asıl düzenlemede cezai şart bulunmadığı, asıl alacağa bağlı tali nitelikte bir hakkın asıl alacağın yapıldığı sözleşme şartlarına göre resmi olarak düzenlenecek bir belge ile talep edilebileceği, davacının davasının ve iddialarının ispatlanamadığı tüm dosya kapsamı ile belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı arasında noterde düzenlenen 23.3.1990 ve muhtelif tarihli üç adet satış vaadi sözleşmesi ile 332 nolu parsel vs. taşınmazların davacıya satışının vaad edildiği, davacı tarafından açılan ferağa icbar davası sırasında taraflar arasında uyuşmazlığa konu 20.1.2011 tarihli uzlaşma tutanağının düzenlendiği, uzlaşma tutanağı ile; tarafların görülmekte olan bu davadaki uyuşmazlığı uzlaşma yolu ile sona erdirmeyi amaçladıklarının açıklandığı ve tarafların karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, buna göre; davalının 5 nolu parselde yapılmakta olan inşaattaki dairelerden 10 dairenin tapularını alacağına karşılık olarak davacıya sözleşmenin imza tarihinde devir edeceği, davalının anılan 10 dairenin 2013 yılının son gününe kadar tamamen bitmiş anahtar teslimi ve eksiksiz tesliminden sorumlu olduğu, davalının anahtar teslimi, daireler bitmiş ve kullanılır vaziyette 10 dairenin teslimatını 2013 yılının son gününde yapmadığı takdirde, davalının davacıya tapuda devri yapılan dairelerin yerine , daireler geri iade edilerek 750.000 euro ödeyeceği , buna karşılık davacının da derdest olan davadan feragat edeceğinin kararlaştırıldığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Anılan uzlaşma tutanağına göre, davacının açtığı ferağa icbar davasından aynı gün feragat ettiği, davalının da 10 adet dairenin tapusunu davacıya devir ettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, tutanakta kararlaştırılan 750.000 euronun davacı tarafından talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Yukarıda hükümleri açıklanan 20.01.2011 tarihli protokolün, taraflar arasında nihai uzlaşmanın sağlanması amacına yönelik iradelerin ortaya konulduğu sulh sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve bu niteliği ile tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olarak kabulü gerektiği gözetildiğinde; taraflardan birinin asli edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda karşı tarafın ne gibi talep haklarının bulunduğunun gözden uzak tutulmaması gerekir. O halde, uyuşmazlığın çözümü için anılan protokol ile iki tarafa yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tesbiti önem arzetmektedir. Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, taraflar arasında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeni ile yerine getirilememesi nedeni ile, düzenlenen “ uzlaşma tutanağı “ ile, tarafların karşılıklı olarak alacak ve borçlarının tesbit edildiği yani karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerin belirlendiği, alacak ve borçların tasfiyesi niteliğinde yeni bir sözleşme olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, uzlaşma tutanağına göre davacıya devri öngörülen 10 adet dairenin tapu devrinin verilmesi ile de adi nitelikte düzenlenen sözleşmenin geçerli hale geldiği de anlaşılmaktadır. Yine 27.5.2015 tarihli ıslah dilekçesinde davacının, aksinin kabulü halinde de dairelerin teslim olunmaması ve açılan davadan feragat nedeni ile oluşan zararının tahsilinin gerektiğine ilişkin talebinin de gözardı edilmemesi gerekir. O halde taraflar arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının geçerli olduğu kabul edilerek, tarafların tutanak gereğince hak ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.