Esas No
E. 2015/35776
Karar No
K. 2016/20264
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2015/35776 E.  ,  2016/20264 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; müvekkilinin, davalı şirkete ait fabrika işlerinde 14/11/2007 tarihinden beri üretim işçisi olarak çalışmakta iken 21/04/2014 tarihinde toplam 7 sendika üyesi ile birlikte iş akdinin feshedildiğini, davalı işverenin fesih bildiriminde " ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve döviz kurlarının olağanüstü yükselmesi nedeniyle satışların azalması... nakit sıkıntısı... Bu durumun çözülmesi için ise eleman sayısının azaltılması..." şeklinde gerekçe gösterildiğini, fakat feshin sendikal nedenle gerçekleştirildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili özetle; davacının müvekkil şirkette testere operatörü olarak çalıştığını, davacının iş akdinin kendisine gönderilen fesih bildiriminde de belirtildiği üzere işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeplerle feshedildiğini, sendikal nedenle feshedilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; “..Davacı gibi çalışan işçilerin iş sözleşmesinin feshedildiği dönemde Mart-2014 den 6 ay öncesi ve fesihlerin gerçekleştirildiği tarihten 6 ay sonrasındaki satışların kıyaslandığında satışların % 6,2 oranında arttığı, fesihten sonra üretim miktarlarında artış olduğu, stok değerlerinde bir farklılık bulunmadığı, Nisan-2014/ Eylül-2014 döneminde, Ekim-2013/ Mart-2014 dönemine göre beyaz yakalı çalışan sayısı aylık ortalama % 33,6 oranında artarken mavi yakalı çalışan sayısının % 3,6 oranında azaldığı, toplam çalışan sayısının % 6,19 oranında arttığı Ekim-2013/Mart -2014 döneminde 59 kişi işe alınmış iken 59 kişinin işten ayrıldığı ve iş akdinin feshedildiği tarihten 6 ay sonrası dönemde ise 50 kişinin işten ayrılmasına karşı 120 kişinin işe alındığı, neredeyse işten ayrılanların iki katından fazla elemanın işe alındığı ve firmanın yeni eleman alımına devam ettiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut belgeler, ....İş Mahkemesinin 2014/159 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin, satışlarında bir azalmanın yaşanmadığı, şirket tarafından gerekli ekonomik tedbirlere başvurulmadığı, istihdam azaltmasını gerektirecek ölçüde ekonomik bir durum içerisinde olmadığı aksine satışların ve üretimin arttığı ve davalı işyerinde ekonomik krizin bulunmadığı gibi iş sözleşmesi feshedilen işçilerden sonra 122 işçinin daha işe alındığı, dolayısıyla davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedenlere dayanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak yapılan feshin geçersizliğine karar vermek gerekmiştir.

Davacı gibi işyerinde 7 işçinin iş sözleşmesi peyderpey feshedilmiştir. Davacı, 21/03/2014 tarihinde sendikaya üye olmuş ve davacının iş sözleşmesi de 21/04/2014 tarihinde feshedilmiş ve mahkememize 30/04/2014 tarihinde iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla dava açmıştır. Tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sendikaya üye olan işçilerin bir kısmının iş sözleşmesi kısa bir süre sonra farklı gerekçelerle peyder pey fesih edilmiştir. Ancak sendika üyesi olup halen çalışan işçilerde bulunmaktadır. Davalı işverenin sendika üyeliğinden istifa etmeleri konusunda işçiler üzerinde bir baskısı da bulunmamaktadır. İşçinin sendika üyesi olması feshin sendikal nedenle yapıldığını göstermez. Çoğunlukla işverenler işyerinde sendika bulunmasını istememektedirler. Fesih işlemi gerçekte geleceğe dönük olarak sendikal nedenle de yapılmış olabilir. Ancak bu durumun somut delillerle ispatlanması gerekmektedir. Davacı, iş sözleşmesinin sendikal nedene dayandığını, sendika üye kayıt fişi ve tanık ifadesinden başka somut delillerle ispat edememiştir.” gerekçesiyle, davacının işe iadesine, davacının yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren 5 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davacının işe iade için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı, taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Bireysel sendika özgürlüğü, kolektif sendika özgürlüğünün temelidir ve bu ikisi bir bütünü oluşturur. Çalışanların örgütlenmesi önündeki tüm engeller, toplu sözleşme düzeninin varlığını tehdit eder. Sendikal nedenle yapılan fesih, bu engellerden biridir. Feshin ilk bakışta iş sözleşmesi ve işçi üzerinde etkisini göstermesi yanıltıcıdır. Bu haksız fiil, temelde sendikaya ve nihayet toplu sözleşme düzenine yönelmektedir. Farklı ifadeyle, işveren işçiyi işe alırken ve çalıştırırken sendikal nedenle ayrım yapıyorsa ya da bu nedenle işçiyi işten çıkarıyorsa, aslında sendikayı işyerinden çıkarmak ya da toplu sözleşme düzenini etkisiz kılmak istemektedir. Haksız fiilin sebebi ve hakkın özü bakımından yapılan bu tespit, devletin yükümünün, hak sahibinin yetkilerinin ve ilgili hukuk kuralının barındıracağı yaptırımın belirlenmesinde temel dayanak olmalıdır. Yaptırım belirlenirken, sendikal nedenle yapılan feshin, ilk bakışta iş sözleşmesi ve işçi üzerinde etkisini gösteren fakat temelde sendikaya ve nihayet toplu sözleşme düzenine yönelik bir haksız fiil olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar Kanununun 25 inci maddesi ile sendikal özgürlüğün güvenceleri düzenlenmiş olup, bu madde ile getirilen teminatlardan birisi de işçinin sendikal feshe karşı korunmasıdır.

Anılan Kanun hükmü ile sendikal özgürlüğün kapsamı belirlendikten sonra 4 üncü fıkrasında da işverenin kapsam dahilindeki özgürlüklere aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedileceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir. Buna göre sendikal tazminat 4857 sayılı Kanun’un 21 inci maddesindeki iş güvencesi tazminatı gibi işe başlatmamanın bir hukuki yaptırımı değil, feshin sendikal nedenle yapılmasının ve bu nedenle feshin geçersiz olmasının bir sonucu olarak öngörülmüştür.

Bu durumda, sendikal feshe dayalı işe iade davası açılması halinde eğer feshin geçersizliği sendikal faaliyet nedeniyle tespit edilirse işe iade yanında, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata karar verilmesi gerekmekle zikredilen Kanun hükmünün 5 inci fıkrası mucibince işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın bu tazminatın hüküm altına alınması gereklidir.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi ekonomik nedenle feshedilmesine rağmen bu fesih nedeninin işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle işe iade talebinin kabulü isabetlidir. Ancak mevcut delil durumu itibariyle davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde değildir.

Davacı, davalı işverenin işyerindeki sendikal örgütlenmeden haberdar olması nedeniyle kendiside sendikaya üye olduğundan, 21/04/2014 tarihinde toplam 7 sendika üyesi ile birlikte iş akdinin feshedildiğini iddia etmiştir. Sendikal fesih iddiasının ispatı için işverenin toplantıda yaptığı konuşmaların kaydedildiği CD ve tanık beyanlarını delilleri arasında göstermiştir.

Yargılama safhasında davacının üyesi olduğu ve davalı işyerinde örgütlenme çalışmaları yaptığı iddia edilen ... Sendikası’ndan alınan cevabî yazıda, “Sendikanın ... işyerinde yürüttüğü örgütlenme çalışmalarının 2014 Mart ayında yoğunlaşması üzerine, davacı da dahil işyerinde çalışan işçilerin büyük çoğunluğunun e-devlet sistemi üzerinden sendikaya üye olduğunu, işyerinde örgütlenme çalışmalarından haberdar olan işverenin, davacı da dahil 16 üyenin iş akdini feshettiğini, 63 üyenin de istifa ettiğini, işyerinde henüz çoğunluk sayısına ulaşılamadığından, ...na yetki tespit başvurusunda bulunulmadığını” bildirmiş, ekindeki listelerin tetkîkinden de, davacının 21/03/2014 tarihinde sendikaya üye olduğu, ilgili Sendikadan istifa eden 63 işçinin ise 24.03.2014 ilâ 17.10.2014 tarihlerinde üyeliklerinin son bulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta sendikal fesih iddiası, sendikal üyelikten ziyade sendikal örgütlenmenin engellenmesine yöneliktir. Aynı işverene karşı .... İş Mahkemesi’nin 2014/212-150-151 ve 188 esas sayılı dosyalarında açılan davalarda, feshin sendikal nedenle yapıldığı kabul edilmiş ve bu kararlar 25/11/2015 tarihinde Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu onanmıştır. Yine Kocaeli 3. İş Mahkeme’nin 2014/159-160 ve 219 esas sayılı dosyalarında açılan davalarda ise; sendikal neden kabul edilmemiş ve dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; “...Mahkemece davacının sunduğu delillerin tek tek irdelenmediği, dosyaya sunulan CD nin uzman bilirkişi marifetiyle çözümünün yaptırılarak diğer deliller ile birlikte değerlendirilmediği görülmüştür.

Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, davacının üyesi bulunduğu Sendikanın işyerindeki üyeliklerin başlangıç tarihi ve süreci, bu tarihten sonra sendika üyeliğinden çekilen 24 işçinin davalı işyerinde çalışmaya devam edip etmediği, keza yeni alınan işçi olup olmadığı, alınmış ise yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı, davacı ile işten çıkarılan 7 işçi dışında aynı tarihte sendika üyesi olmayan başka işçilerin de çıkarılıp çıkarılmadığı, davalı işyerinde davacının üyesi olduğu sendika dışında başka sendika üyeliklerininde bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve dosyaya sunulan CD nin uzman bilirkişi marifetiyle çözümünün yapılması ile elde edilecek delillerin dosya kapsamına göre değerlendirilmesidir. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle kararların bozulduğu ve mahkemece tekrar yapılan yargılamalar sonucunda, sendikal nedenle fesih yapıldığı kabul edilerek verilen kararların Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dosyadaki deliller, davacının sendikaya üyelik tarihi, fesih tarihi, delil olarak dayanılan CD nin çözümünün emsal dosyalarda yapıldığı ve içeriğinde fesihten 1 gün sonra işveren yetkilisinin işçileri sendikaya üyelikten caydırmaya yönelik konuşmalar yaptığının anlaşılması, yukarıda bahsi geçen emsal dosyalar ve davacı tanıklarının anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin sendikal faaliyetlerde bulunduğu için feshedildiği, feshin sendikal nedene dayandığı anlaşıldığından yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı .... nezdinde İŞE İADESİNE,

3.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6.Davacının yaptığı 230.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 6356 sayılı Sendikalar Kanunu K4857 md.20/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog