12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/17508 E. , 2016/21766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, kısıtlı borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığı, borçlu vasisinin, icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanında, borçlunun kısıtlı olması nedeniyle fiil ehliyetine sahip olmadığından taraf sıfatının bulunmadığını da ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece davanın esasa ilişkin nedenlerle kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava ve takip ehliyeti, kişinin kendisi veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, bazı istisnai hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde, kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar. Somut olayda, ...
2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.1999 tarih ve 1999/376 E.-402 K. sayılı kararı ile borçlunun TMK.nun 355.maddesi gereğince vesayet altına alındığı, vesayet kararından sonra hakkında başlatılan takipte, icra emrinin 20.03.2005 tarihinde kısıtlıya tebliğ edildiği görülmektedir.
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve vasinin, kısıtlı adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliği zorunlu olup, kısıtlıya yapılan tebligat yok hükmündedir. Kısıtlı borçlunun takip ehliyeti yoktur. Doğrudan kısıtlı borçlu hakkında takip yapılamayacağı hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece de re'sen gözetilmesi gerekir. O halde, mahkemece, takibin yukarıda açıklanan nedenlerle iptali gerekirken, yazılı gerekçe ile iptali yerinde değil ise de, sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.