Yapılan yargılamaya göre, sanığın üzerinde taşıdığı kuru sıkı tabancanın Kriminal Polis Laboratuvarının raporunda namlusu içerisinde dairesel bir gaz ayırıcı parçasının mevcut olduğu, mekanik aksamında özellikle namlu içerisinde ve ortasında boşluk bulunan gaz ayırıcı parçası gibi teknik özelliklerinde sonradan değişiklik yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgu ve emarenin (herhangi bir parçasının çıkartılması, değiştirilmesi, kısmen tadil edilmesi vb şeklinde) görülmediği, sanığın tüm aşamalarda suça konu silahın kuru-sıkı tabanca olduğuna ilişkin savunmasının aksine ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine bizzatihi suç teşkil eden tabancanın müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 02.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.