14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2015/8766 E. , 2016/9929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.03.2011 - (09.07.2012) günlerinde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
1.Dava konusu 455 ve 607 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle, satışın genel açık artırma suretiyle yapılacağının anlaşılması göre hükmün bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
2.283 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilmeden, malikinin değişip değişmediği araştırılmadan hüküm kurulması; 3095 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre, ... oğlu ... isimli bir hissedarın bulunduğu, davalıların murisi ...’un mirasçılık belgesine göre hem eşinin hem de oğlunun isminin ... olduğu ve davalı olarak bir tane ... bulunduğu nazara alındığında, tapu kaydındaki ... oğlu ... isimli hissedarın kim olduğunun belirlenmesi için taşınmazın tapu kaydı ile hissedarların nüfus kayıtlarının uyumlu hale getirilmesinin gerekliliğinin değerlendirilmemesi, eksik araştırmayla bu parseller yönünden hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.