Davacılar, davalı ... ile ortak mirasbırakanları olan Sami Asfuroğlu'nun, 4480 ve 4481 parsel sayılı taşınmazlarını ...'ye mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini, davalı ...'nün de 4481 parsel sayılı taşınmazı ilk önce yakın dostlu ...'ya ...'nun ise bir süre sonra ...'nün eşi olan davalı ...'ye devrettiğini, ...'nün de aynı taşınmazı daha sonra ...'nun kardeşi olan davalı ...'na temlik ettiğini ve bu şekilde danışıklı işlemler yapıldığını, 4480 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı ... isimli kişiye satış suretiyle aktarıldığını, ...'nün bu taşınmazı hileli olarak elden çıkarmak suretiyle murisin terekesine zarar verdiğini ve yapılan muvazaalı temlikler nedeniyle manevi yönden üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek; 4481 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile terekeye iadesine, yine dava dışı ...'a satılan taşınmaz bedelinin ve her iki taşınmazın haksız olarak kullanılmış olması nedeniyle toplam 80.000 TL ecrimisilin terekeye iadesine karar verilmesini istemişler, ayrıca kendileri için de ayrı ayrı manevi tazminat talebinde de bulunmuşlardır. Davalılar iddianın gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.