4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2013/11147 E. , 2013/17758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 10/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tespit ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, sahte belgelerle yapıldığı iddia edilen araç satış işleminin iptali ve aracın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, adına kayıtlı..... plakalı aracı araç kiralama şirketine kiraya verdiğini, aracın buradan davalı ... adına kiralandığını ve kendi adına düzenlenen sahte kimlik kullanılarak davalı noterlikçe düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davalı ...'a satıldığını öğrenmesi üzerine müracaatta bulunduğunu, adli makamlarca araca el konularak kendisine yediemin sıfatıyla teslim edildiğini ancak aracın trafik kaydında halen davalı ... adına kayıtlı gözükmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını, bu nedenlerle sahte belgelere dayalı olarak düzenlenen araç satış işleminin iptali ile aracın kendi adına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne ve araç satış işleminin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir
Dosya kapsamından, davalı ...'ın aynı olayla ilgili olarak Türk Medeni Kanunu'nun 989/2 maddesine dayalı olarak aynı mahkemenin 2010/914 sayılı esasında kayıtlı olan bedelin iadesi davası açtığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalı ...'ın aynı olayla ilgili olarak Türk Medeni Kanunu'nun 989/2 maddesine dayalı olarak açtığı aynı mahkemenin 2010/914 sayılı esasında kayıtlı dava ile iş bu dava arasındaki bağlantı dikkate alınarak anılan dosya getirtilmesi, şayet dava sonuçlanmışsa kesinleşmesinin beklenmesi, sonuçlanmamış ise iki davanın birleştirilerek görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Kabule göre de, kural olarak adli yargı yerinde idareyi belirli yönde işlem yapmaya zorlayıcı karar verilemeyeceğinden, davalı adına oluşturulmuş bulunan trafik tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.