4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2013/81 E. , 2013/18182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız şikayet nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisi hakkında il müftülüğü, ilçe müftülüğü, savcılık makamı ve diyanet işleri başkanlığına verdiği şikayet dilekçeleri nedeni ile haksız yere soruşturma geçirdiğini, iş arkadaşları içinde küçük düştüğünü, depresyona girdiğini ve tedavi olmak zorunda kaldığını beyanla uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının kendisi hakkında müftülük tarafından açılan soruşturmada ön soruşturmacı olduğunu, kendi gösterdiği delilleri toplamadığını, yanlı bir soruşturma yapıp sözleşmenin fesih edilmesine neden olduğunu, kendisinin anayasal hakkını kullanarak davacı hakkında şikayetçi olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının şikayet hakkını kullanmak yerine sürekli verdiği dilekçeler ile davacıyı toplum içinde ve iş çevresinde küçük düşürmek istediği kanaati ile 3.750,00 TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.
Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince; davacı ile davalı arasında meydana gelen olayların gelişim biçimi, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.