4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2013/1568 E. , 2013/18574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 15/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... .... ve Avukat ..... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı ...'nın üzerine kayıtlı aracı, dava dışı Mehmet Atmaca ve davalı ...'ın bir parti örgütünün düzenlediği etkinliğe gitmek için istemeleri üzerine hatır için verdiği, etkinlik sonrası dönüş sırasında davalı sürücü ...'ın keskin virajlı dar bir yolda, viraja hızlı girmesi sonucu aracın hakimiyetini kaybederek, aracın uçuruma yuvarlanması sonucu 16/06/2001 tarihinde meydana gelen kazada, araçta bulunan davacıların desteği ....'in öldüğü anlaşılmaktadır. Davalı ... tarafından hatır için verilen ve diğer davalı sürücü ...'ın kusuruyla sebep olduğu kazada, ücret ödemeden taşınan destek için, davacıların hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatlarından mahkemece %10 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Ne varki, hatır için verilen araçta davacıların desteğinin karşılıksız olarak taşındığı gözetilerek Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yapılan bu hakkaniyet indirimi azdır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, belirlenen maddi tazminat tutarlarından Borçlar Yasası'nın 43. maddesi uyarınca daha fazla indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dava konusu eylem nedeniyle, dava dışı sigorta şirketi tarafından 15/01/2003 günü davacı ...'e 7.475,50TL, davacı ....'e 1.963,00 TL, davacı ...'e 950,00TL ve davacı ...'e 611,50TL tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan bu ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan tazminattan indirilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 15/01/2003 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 12/11/2010 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncellenerek sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
c)Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ...’ın olay sırasında alkollü olduğu ve alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına binmekle bölüşük kusuru bulunduğu anlaşıldığına göre kabul edilen maddi ve manevi tazminatlardan Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca uygun tutarlarda indirim yapılmamış olması da usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.