13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/42652
- Karar No
- 2016/21783
- Karar Tarihi
- 23.11.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2015/42652 E. , 2016/21783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile kendisine ait imarsız arazinin imarlı hale gelmesi için gerekli işlemlerin tamamlanması hususunda sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, yapılan anlaşma gereği davalının edimini yerine getirdiğine inanarak 300 dönüm arazinin tapusunun davalı şirketce gösterilen kişilere devrinin sağlandığını, ancak davalının üzerine düşen edimi ayıplı ifa ettiğinin İdare Mahkemelerinde açılan davaların sonucu ortaya çıktığını beyanla davalıya verilen 300 dönüm arazinin aynen iadesini, olmadığı takdirde değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile de talebini 6.622,487,10 TL olarak arttırmıştır. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davacının iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti olmadığı gibi davalılardan ...'ın da pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkemece, davanın “Husumet yokluğundan usulden reddine” karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.