Esas No
E. 2013/1880
Karar No
K. 2013/18580
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2013/1880 E.  ,  2013/18580 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 09/06/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 06/11/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve davalılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine 26/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş: davacının temyizi üzerine Dairemizin değerli çoğunluğu tarafından onanmıştır.

Davalı ... Gazetesinin 18 Mayıs 2011 günlü nüshasında, diğer davalı ....'ın "....." isimli köşesinde kaleme aldığı "....... bebeği olan ....'li bakan" başlıklı yazısında; kendisine yapılan bir ihbarı araştırdığım ve teyit ettirdiğini bildirerek elde ettiğini ileri sürdüğü bilgiler hakkında davacıya 9 madde halinde sorular yöneltmiştir. Eşiyle nikahının sürüp sürmediğini, resmi nikahsız ikinci eşinden çocuğu olup olmadığını, ilk eşine sus payı olarak trilyonluk daire ile sıfır bir BMW araç alıp almadığını, maaşlı bir kişi olarak bu kadar büyük parayı nerden bulduğunu.....Bakanlığında çalışan ve sadece maaş almak için uğrayan kız kardeşi bulunup bulunmadığını sormuş, açıklamalarını yayınlayacağını bildirmiştir. Davalı ....r aynı köşedeki 19 Mayıs 2011 tarihli yazısındaki açıklamada, davacının kendisini aradığını, eşine daire alma ve kız kardeşinin .... Bakanlığında çalıştığı iddialarını doğruladığını, nikahsız ikinci eş ve bebek hadisesini ise kabul etmediğini, ileri sürülen hususları birinci eşin yakın çevresinden öğrendiğini, ispat etmesinin mümkün bulunmadığını bildirmİştir. Adı geçen davalı aynı köşedeki 21 Mayıs 2011 günlü yazısında haberinin doğruluğunda ısrar ederek. ".....i sana sürprizlerim var!"' diyerek yazıyı bitirmiştir. Davacının, nikahsız ikinci eş olarak yaşadığı ileri sürülen kişiyle kendisini tanıştırdığı belirtilen kardeşi .... ile yazıda geçen konuların asılsızlığına ilişkin olarak da eşi ....'i tanık olarak dinletmek istemi mahkemece reddedilmiştir.

Basın özgürlüğü Anayasa'mızın 28.maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Ne var ki basın hürriyeti sınırsız olmayıp Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.Basın özgürlüğü ile kişilik değerleri karşı karşıya geldiğinde temel ölçütün kamu yararı olduğu hususunda bir duraksama ve tartışma yoktur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında basın özgürlüğünün yanında, basının halkı doğru bilgilendirme hakkı da güvence altına alınmıştır.

Eldeki somut olaya gelince, davalılar davacının açıklaması dışında köşe yazısında yöneltilen sorularda geçen hususların doğruluğu hakkında hiçbir kanıt sunmamışlardır. Köşe yazıları 12 Haziran 2011 genel milletvekili seçimlerinin hemen öncesinde yayımlanmıştır. Hatırlanacağı üzere, o tarihlerde bir parti mensuplarıyla ilgili gizli çekilen kasetler ve görüntüler havalarda uçuşmaktadır. Dolayısıyla bu yazı halkı bilgilendirmeden ziyade siyasi düşüncelerle ve bir partiyi bu yolla yıpratmak amacıyla kaleme alındığı izlenimi vermektedir. Davacının milletvekili adayı gösterilmediğinin bilindiği de nazara alındığında ortada kamu yararı bulunmamaktadır. Şu durumda, yazıda geçen hususlar davacının kişilik hakkına saldırı oluşturur. Davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Bu düşünce ve kanaat ile Dairemiz sayın çoğunluğunun onama kararına katılmıyorum.26/11/2013

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 5187 sayılı Basın Kanunu K5187 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.