11. Ceza Dairesi         2012/20302 E.  ,  2014/5621 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat

I- Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. Maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,

II- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik”suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekarlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, sanığın aşamalarda ısrarla, dava konusu çekleri keşideci gözüken ...Ltd. Şti’nin yetkilisi olan babası ...'ın bilgisi ve rızası dahilinde, şirkete alınan mallara karşılık katılan şirkete verdiğini, kendisinin de ...Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, katılan şirketle bir süredir ticari ilişkide bulunduklarını, daha önceden de aynı şekilde çek verdiğini ve karşılıklarının ödendiğini savunması, tanık olarak beyanına başvurulan ...Ltd. Şti'nin yetkilisi ...'ın da sanığı doğrular şekilde beyanda bulunması, sanığa çek keşide etme yetkisini de içerecek şekilde vekaletname vermek iradesinde olduğu, ancak sonradan, her nedense noterlikte düzenlenen genel vekaletnamenin bu yetkiyi içermediğini fark ettiklerini söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç kastının tayini bakımından, daha öncede sanık tarafından aynı şirkete ait çeklerin katılan şirkete verilip verilmediğinin ve çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorulması ve toplanın delillerin birlikte değerlendirilip sanığın sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
25.03.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.9 TCK md.102/4 K5320 md.8/1 K765 md.223/8 CMK md.223/8 K765 md.104/2 K1412 md.321