1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2014/10954 E. , 2014/12443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, 410,922 ve 924 parsel sayılı taşınmazlarda tapuda "..."'in "...";"...."'in ".... oğlu ...";"...."'nin "....";"...."'in "....oğlu ...";".... oğlu ...."'ın "..... oğlu ...";"....oğlu ...."'nin ".... oğlu ...";".... oğlu ..."'nın "....oğlu ...";".... kızı ...."'nın "....kızı ...";".... kızı ...."'nın ".... kızı ...";".... oğlu ...."'ın ".... oğlu ....";"....oğlu ...."'in ".... oğlu ....";".... oğlu ...."'in ".... oğlu ....";".... oğlu....'ın ".... oğlu ..."; 410 parselde "....kızı ....." ile 922 ve 924 parselde "..... oğlu...."'in ".... oğlu ....";410 ve 922 parselde "...karısı ...." ile 924 parselde "....kızı...."'nin ".... kızı ...."; 410 parselde ".... karısı ...." ile 922 parselde "...." ve 924 parselde "..... kızı ....."'nin "....kızı ....";410 parselde ".... karısı ...." ile 922 ve 924 parselde ".... karısı ...."'nın ".... kızı ..." olarak nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesi için eldeki davayı açmışlar;mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, tapu,edinme sebebindeki intikale konu 22.04.1967 tarihli mirasçılık belgesi ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak ".... oğlu .....","....oğlu ....",".... oğlu ...",".... oğlu ...", ".... oğlu ...",".... oğlu ...",".... kızı ...", ".... kızı ...", ".... oğlu .....",".... oğlu....",.... oğlu ....",".... oğlu ...","....kızı ....", "....kızı ....","..... kızı ..." bakımından davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddi ile ONANMASINA. ./..
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere,böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK'nın 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde,yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;dava konusu 410,922 ve 924 parsel sayılı taşınmazlarda bir kısım davacılar veya miras bırakanları paydaş bulunmakta ise de isminde düzeltme yapılması istenen diğer paydaş "... oğlu ..."'in nüfus kayıtlarına göre 25.06.1981 tarihinde öldüğü ve davacıların, anılan kişi ile mirasçılık bağlarının olmadığı nüfus kayıtlarından anlaşıldığı gibi davayı yetki belgesi ile açtıklarına dair herhangi bir belgeye de dosya içerisinde rastlanmamıştır. Bu durumda,"...oğlu ..." yönünden davacıların dava açma sıfatı olmadığına göre aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan,kaydının düzeltilmesine karar verilen paydaş miras bırakanlar "...oğlu ....",".... oğlu ....",".... oğlu ....",".... oğlu .....",".... oğlu .....","....kızı .....",".... kızı ...." ve "....kızı ..."'in dosya içerisindeki veraset ilamları ve nüfus kayıtları incelendiğinde davacılardan ...'in anılan tapu kayıt maliklerinin mirasçısı olmadığı gibi isminde düzeltme yapılması istenen kişilerden biri olmadığı da anlaşılmaktadır. Davacı ..., yetki belgesine dayanarak da dava açmadığından aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Hal böyle olunca,davacı ...'in aktif dava ehliyeti bulunmadığından anılan davacı hakkında davanın reddine karar karar verilmesi gerekirken davanın esastan sonuçlandırılması isabetsizdir.
Öte yandan,6100 sayılı HMK'nın 50. maddesine göre, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.4721 sayılı TMK'nın 28. maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. 6098 sayılı TBK'nın 513. maddesi hükmüne göre ise; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.
Somut olaya gelince,eldeki dava ...'a vekaleten 21.02.2013 tarihinde Av.... tarafından açılmıştır. ...'ın dava tarihinden önce 21.02.1993 tarihinde öldüğü nüfus kaydından sabittir.Kaldı ki,vekil adı geçenden ölüm tarihinden önce aldığı bir vekalete dayalı olarak eldeki davayı da açmamıştır. Öyle ise,....hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden ( vekilin davada dava açma yetkisi bulunmadığından) ve diğer davacıların da, anılan kişi ile mirasçılık bağlarının olmadığı nüfus kayıtlarından anlaşıldığı gibi davayı yetki belgesi ile açtıklarına dair herhangi bir belgeye de dosya içerisinde rastlanmadığına göre anılan kişi hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında hüküm kurulması da doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.