23.03.2010 tarihli iddianameyle sanık hakkında "hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davası açılıp, mahkemece 08.07.2010 gün ve 2010/480-765 sayılı kararla her iki suçtan beraatine karar verildiği, kararların katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 günlü yazısı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sadece hırsızlık suçundan yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderildiği, iade kararından sonra mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında "mühür bozma" suçundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu hususa ilişkin bir temyizde bulunmadığı cihetle, katılan vekilinin mühür bozma suçundan 08.07.2010 günlü karara yönelik temyizine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.