13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/28797 E. , 2016/20189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ...mirasçıları ... ile ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... ve diğerleri vekili avukat ..., diğer davalılar ... ve diğerleri vekili avukat ... ile davacı Asil ... ve vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir kısım davalılar murisi ... tarafından tapuda 350 nolu parselde kayıtlı taşınmazın diğer davalılar murisi Seyfettin Sirel'e satışının vaad edildiğini, onun tarafından da 15.6.1999 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile kendisine satışının vaad edildiğini, satış bedelini peşin ödediğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının ifa imkansızlığı nedeni ile reddine karar verildiğini ileri sürerek, uğradığı müsbet zarardan şimdilik 10.000 TL.nin davalılardan müteselsilen ödetilmesni istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, 701.290 TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davalar Ahmet ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davaya konu 350 nolu parseldeki 500 metrekarelik taşınmazın 30.4.1980 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile bir kısım davalılar murisi ... tarafından diğer davalılar murisi ... , onun tarafından da 15.6.1999 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile davacıya satışının vaad edildiği ve satış bedelinin tamamının peşin ödenerek, taşınmazın davacıya teslim edildiğinin yazılı olduğu, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan ferağa icbar davasının reddine ilişkin kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kaynağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdendir. Davacı, bu durumda şahsi hakkının ifasının kusurlu olarak imkansız hale getirildiği tarihteki taşınmazın raiç değerini davalılardan isteyebilir. Nitekim konuya ilişkin sapma göstermeyen yargısal uygulamalar da bu doğrultudadır. O halde, davacı geçerli bir şekilde satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazın, edimini tam olarak yerine getiremeyen davalı Seyfettin Sirel mirasçılarından, ifanın imkansız hale geldiği, davacının açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddine ilişkin, kararın kesinleştiği tarihteki değerini talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Durum böyle olunca mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler ile taşınmazın başında keşif yapılarak taşınmazın ifasının imkansız hale geldiği tapu iptali ve tescili davasının kesinleştiği tarihi itibariyle raiç değeri belirlenip, davacı talebi gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile taşınmazın dava tarihindeki değerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.