1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2014/12780 E. , 2014/13751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM VE ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ... adına kayıtlı olan 19 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 50,00 m²'lik bölümüne davalının aşevi yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmasının önlenmesi, yıkım ve 01.06.1999 tarihi ile 31.05.2009 tarihleri arası için 8.283,00.-TL ecrimisil isteğinde bulunmuş, 22.12.2011 tarihli celsede ise vekili aracılığı ile elatmanın önlenmesi ve kal isteklerini atiye terk ettiğini açıklamıştır. Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuş, ayrıca davanın esas yönünden de reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 633 sayılı ...Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 35.maddesindeki cami ve mescitlerin ...'nın izni ile açılıp Başkanlıkça yönetileceği, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetiminin üç ay içerisinde ...'na devredileceği şekildeki düzenleme uyarınca; cami ile birlikte oluşturulan imam evi, kuran kursu gibi yerlerin de özel ve tüzel kişilerin edinme ve yönetme yasağı kapsamında bulunudğu, dolayısıyla caminin eklentisi inteliğindeki aşevi üzerinde de davacının tasarruf hakkı ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, aksi düşünülse bile kamu yararına yönelik kullanım nedeniyle kötüniyet unsurunun olayda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY-
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ecrimisil isteğiyle açılmış, davacı vekili 22.12.2011 günlü oturumda elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerini atiye terk ettiklerini bildirmiş, mahkemece elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından atiye terk nedeniyle karar verilmesine gerek kalmadığına, davacının camiin ve eklentisi niteliğindeki dava konusu aşevi üzerinde tasarruf hakkı ve buna bağlı olarak da aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı biran aksinin kabulü halinde de toplanan delillere göre davalı idarenin aşevi işletmesinin kamunun yararına yönelik olduğu ve ecrimisil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Maa müştemilat kagir cami nitelikli 18 parsel sayılı taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olduğu, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen krokide A ile ve kırmızı renk ile gösterilen bölüme bina yapılarak davalı tarafından aşevi olarak kullanıldığı sabittir. Bilindiği üzere dava ehliyeti kişinin bizzat ya da vekili aracılığı ile bir davayı davacı ve davalı olarak takip etme ehliyetidir. Bir başka ifade ile dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı da bu kişi ya da kişilerin açması gerekir.
Öte yandan 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri hakkındaki kanuna göre de cami ve mescitlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca yönetilmesinden maksat sadece din hizmetlerinin düzenli şekilde yürütülmesine ilişkin bir takım mali ve idari tedbirlerin alınması olup mülkiyet hakkı kapsamında düşünülebilecek herhangi bir unsur içermemektedir. (YHGK 3.2.2010 gün 2010/4-4-56 sayılı kararı) Bir başka hususta ecrimisil kötüneyitli zilyetin malik ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız isgal tazminatıdır.
Somut olaya gelince davacının dava açma hakkının bulunduğu, hernekadar elatmanın önlenmesi ve yıkım konusunda 6100 sayılı HMK'nun 123.maddesindeki davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızasi ile davasını geri alabilir hükmü ve davalının bu konuda açık rızasının bulunmadığı gözardı edilerek bir karar verilmemesi doğru degil ise de, temyiz edeninin sıfatına göre bu yönün bozma nedeni yapılmadığı, ecrimisil konusunda da davacı ecrimisil isteyebilirse de, taşınmazın bir bölümünün uzun süredir muvafakata dayalı olarak davalı tarafından aşevi olarak kullanıldığı muvafakata dayalı olarak kullandığı dönemde davalının kötüniyetli kabul edilemeyecegi, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı ecrimisil isteğinin reddedilmesinin bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğru olduğu düşüncesinde olduğumazdan sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyoruz.