1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2014/10328 E. , 2014/16983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, 2354 parsel sayılı taşınmaza davalının trafo binası yapmak suretiyle haksız el attığını, 17.02.2011 tarihinde taşınmazın kamulaştırıldığını ileri sürerek, ecrimisil isteminde bulunmuşlardır. Davalı, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar 3. Hukuk Dairesince “2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun hak düşürücü süreye ilişkin 38.maddesi Anayasa Mahkemesinin 10.4.2003 tarih ve 2002/112 E., 2003/33 K.sayılı kararı ile iptal edilmiş, takiben 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve geçmişe etkili olan Kamulaştırma Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5999 sayılı Kanun hükümlerine göre, davacıların tapu kaydı ile sahip olduğu mülkiyet hakları devam ettiğine ve dava konusu taşınmazın 40,45 m² lik bölümüne davalı kurum tarafından trafo binası yapılmak suretiyle kamulaştırılmaksızın fiilen el konulduğuna göre davaya konu edilen dönemde davacıların mülkiyet hakkının var olduğu gözetilerek davalının haksız işgali nedeniyle mahallinde yapılacak keşif ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR-
Davacı ... yönünden, dava konusu taşınmaz için (500+330=830TL) ecrimisile karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesi 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ayrıca 01/04/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun'un 19. Maddesi ile HUMK'na ilave edilen Ek madde 4'e göre de; 01/01/2014 tarihinden itibaren değeri 1.890,00- TL. 'den az olan davalara ait hükümlere ilişkin temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayda da bir karar verilebilir. Bu nedenle miktar itibariyle kesin olan 880,00 TL ecrimisilin kabulüne ilişkin karara karşı davalının temyiz dilekçesinin reddine;
2.Diğer davacı ... yönünden, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.