12. Ceza Dairesi         2013/27759 E.  ,  2014/22905 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6136 sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1.Katılan vekilinin 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılanın, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığı ve suçtan kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz talebinin CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2.Katılan vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dava konusu tabanca üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan tarafsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadığı, tasnif ve tescile tabi olup olmadığı, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığının tespit edilmesi, anılan niteliği haiz olduğunun belirlenmesi durumunda, İspanya uyruklu olan sanığın, havalimanına girişi sırasında ilk kontrol noktası olan x-ray cihazı ile kontrolü sırasında, valizin içinden 1 adet toplu tabancanın ele geçirildiği, müze müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen raporda, dava konusu tabancanın 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirlendiği, sanığın savunmasında, dava konusu tabancayı Avanos ilçesi ... beldesinde hediyelik eşya satan bir mağazadan 50 avro karşılığında satın aldığını beyan etmesi karşısında, dava konusu eserlerin, yabancılar için ayrılmış ayrı bir kontrol noktasında yakalanması halinde 2863 sayılı Kanunun 68. maddesinde yer alan kültür varlığını yurtdışına çıkarmaya teşebbüs suçunun, havalimanına ilk giriş sırasında bulunan ve havaalanına gelen tüm yolcular tarafından kullanılan x-ray cihazında yapılan kontrollerde ele geçirildiğinin tespit edilmesi halinde ise, 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde açıklanan “kültür varlığı bulundurma” suçundan mahkumiyeti yerine; dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü görevlilerinin düzenlemiş oldukları rapora dayanılarak, “suç işleme kastı bulunmadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/11/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Mahkemenin beraat kararının yerinde olduğunu düşündüğümüzden aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Sanık İspanya uyruklu olup turistik amaçlı gezi sonrası havaalanından çıkış yaptığı sırada üzerinde yakalanan ve ekspertiz raporuna göre 6136 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında antika silah olduğu belirtilen tabancanın aynı zamanda dosyada mevcut bir müze müdürü ve 3 arkeolog tarafından düzenlenen 21/12/2009 tarihli rapora göre de "Etnografik Eserlerin Alımı, Satımı, Devri, Yurtdışından Getirilmeleri ve Yurtdışına Çıkarılmaları" ile ilgili yönetmeliğin 4. maddesine göre de söz konusu tabancanın yurt içinde alımı, satımı devri serbest olup yurtdışına çıkarılması yasak (sakıncalı) eserlerden"olduğu belirtilmiştir.

Sanık savunması ve savunmayı doğrulayan rehber ...'ın beyanlarına göre antika silahın Avanos ilçesi ... köyünde bulunan Cafe Lale-The Willage Cave, isimli hediyelik eşya satan yerden satın almıştır. Sanık antika tabancanın açıkta serbestçe satıldığını, bunu satın almanın suç olduğunu bilmediğini, aynı yerden bir tanede de hançer satın aldığını onun hakkında hiç bir işlem yapılmadığını belirterek suçsuz olduğunu savunmuştur.

Sanığın eylemi 2863 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenmiştir. Sanık işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğünden TCK’nın 30/4. maddesindeki hata halinden yararlanması gerekir. Çünkü yurt içinde alınıp satılan bir eşyanın yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu söyleyen bir yönetmelik hükmünü bir yabancının bildiğini kabul edemeyiz. Eğer, yurda giriş yapan yabancıları, açıkta satılan bu gibi eserlerin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğuna dair yönetmelik hükmü bildirilmiş veya tebliğ edildiğine dair bir belge olsaydı sorumlu tutmamız belki bir ihtimal mümkün olabilirdi. Sanığın bozma kararında belirtildiği gibi, eylemi TCK’nın 4. maddesi kapsamında da değerlendirilemez. Çünkü madde de “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” deniyor. 2863 sayılı Kanun bir ceza kanunu değildir. Türk hukuk sisteminde ceza kanunu olarak adlandırılacak üç kanun vardır. Bunlar:

1.Türk Ceza Kanunu,

2.Terörle Mücadele Kanunu,

3.Askeri Ceza Kanunu.

Dolayısıyla bunların dışındaki özel kanunlardaki suç oluşturan fiiller için bilmemek mazeret olarak kabul edilebilir. Kaldı ki olayımızda yasaklamanın dayanağı bir kanun değil, bir yönetmelik. İşte bu özel kanunlardaki suçlarla ilgili hükümleri bilmemek TCK’nın 30/4. maddesinin uygulanmasını gerektirebilir. Yani işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlandırılır, cezalandırılmaz.

Nitekim bilimsel görüşler de bu yöndedir: “Ceza yasaları dışındaki kanunlar hakkında bilmemek mazeret sayılabilir. Nitekim ceza kanunundan başka bir kanunda hataya düşme veya böyle bir kanunu bilmemek, ceza hukuku bakımından belli şartların altında mazeret sayılan bilmemek ve yanılma anlamına gelir. Bu bakımdan suçun maddi unsurlarına ilişkin özelliklerin yer aldığı ceza hükmü içermeyen kanunları bilmeme halinde, kişi bu hatasından istifade eder. (Mehmet Emin ARTUK-Ahmet GÖKÇEN-A.Caner YENİDÜNYA, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, 2005, Cilt 1, s.37)”

Tüm açıkladığımız bu nedenlerden dolayı, haksızlık yanılgısı içinde olan sanığın bu hatasının esaslı olup eyleminden dolayı cezalandırılamayacağı, büyük masraflar yapılarak istinabe ile savunması alınan sanığın bu karar sonrası bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması ve sonrasında infaz edilebilecek bir karar verilmesinin mümkün olamayacak olduğu da nazara alınarak mahalli mahkeme hükmünün onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
21.12.2009 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadığı, tasnif ve tescile tabi olup olmadığı, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığının tespit edilmesi, anılan niteliği haiz olduğunun belirlenmesi durumunda, İspanya uyruklu olan sanığın, havalimanına girişi sırasında ilk kontrol noktası olan x-ray cihazı ile kontrolü sırasında, valizin içinden 1 adet toplu tabancanın ele geçirildiği, müze müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen raporda, dava konusu tabancanın 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirlendiği, sanığın savunmasında, dava konusu tabancayı Avanos ilçesi ... beldesinde hediyelik eşya satan bir mağazadan 50 avro karşılığında satın aldığını beyan etmesi karşısında, dava konusu eserlerin, yabancılar için ayrılmış ayrı bir kontrol noktasında yakalanması halinde 2863 sayılı Kanunu 2863 sayılı Kanun 2863 sayılı Kanun bir ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6136 sayılı Kanun K2863 md.70 TCK md.30/4 K5320 md.8 TCK md.4 K2863 md.30/4 K6136 md.11 K6136 md.317 K1412 md.321 K2863 md.68