14. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurun soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki beyanlarında olay sonrası babaannesi tanık Rahime'ye hadiseyi anlattığını bildirmesine karşılık Rahime'nin aşamalardaki anlatımlarında mağdurun kendisine tecavüz edildiği hususunda beyanda bulunmadığını söylemesi, tanık Muhsin'in mahkeme beyanında sanık ile mağdurun ahıra girmesinden 3-5 dakika gibi kısa bir süre sonra peşlerinden gittiğinde içeride mağduru pijaması inik vaziyette ayakta sanığı ise yanında görünce durumu sorduğunu, sanığın alt kıyafetinin olup olmadığını hatırlamadığını ve sanığın mağdurun çişini yaptırdığını beyan etmesinin ardından mağdur ile birlikte ahırdan ayrıldığını bildirmesi ve sanığın Muhsin'in beyanlarıyla örtüşür şekildeki savunmalarında ahırda bulunduğu sırada yanında olan mağdurun sıkıştığını söyleyerek pijamasını indirmesinin ardından Muhsin'in ahıra girdiğini belirtmesi ve mevcut beyanlara göre sanığın 3-5 dakikalık süre içerisinde isnat edilen livata eylemini gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi sanığın bu kasıtla hareket ettiğine dair hakkında cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve ceza hukukunun temel ilkelerinden olan “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap