9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2016/13857 E. , 2016/18952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş akdinin haklı ve geçerli bir neden gösterilmeden feshedildiği, asıl nedenin sendikal faaliyeti engellemek olduğunu iddia ederek, feshin geçersizliği ile en az bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 27.03.2015 tarihinde işten çıkarıldığını, çıkarılmadan önce imamlık yapmaya başlayacağını beyan ettiğini, Mart ayı içinde 3 ayrı zamanda tam 20 gün rapor almak suretiyle fiilen işe gelmemeye başladığını, rahatsız olmadığı halde rapor alması üzerine işyeri doktorunun kendisine sebebini sorduğu zaman işten ayrılmak istediğini, hatta imamlık yapmaya başladığını beyan edip, kıdem-ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği almak için kendisinin işten çıkarılmasını talep etmek suretiyle iş akdinin feshini sağladığını, nitekim bu talebi yerine getirildiği için iş akdinin feshi yazısını imzaladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, işe iade talebi yönünden; davalı tarafça yazılı bir fesih bildirimi sunulmadığı gibi, davalı tanığı ...'nın anlatımına göre, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı belirtilmesine karşın istifaya yönelik belge sunulamadığından feshinin haklı veya geçerli nedene dayandığı ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine; sendikal tazminat yönünden ise; davacının iş akdinin feshi tarihin de kapsayacak şekilde gelişen süreçte, iş akitlerine son verilen işçilerin çoğunluğunun sendika üyesi işçi olmaları, bu süreçte 221 işçi sayılı davalı işyerinde 114 üye sayısına ulaşan davacının da üyesi olduğu ...Sendikasının yetki belgesi alması, sonrasında tanık anlatımlarıyla da sabit olduğu üzere işveren ve vekilleri tarafından uygulanan baskı ve telkinlerle sendika üyesi olup davalı işyeri çalışanı 99 kişinin sendika üyeliğinden istifa etmiş olması, davacı dahil sendika üyesi diğer çalışanların iş akitlerine son verildikten sonra davalı işyerine işçi alınmasına devam edilmiş olması ve sürece ilişkin tüm tanık anlatımları da nazara alındığında, davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle de sendikal tazminat talebinin kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.
Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18’inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, “iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur. (Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2007/41025 Esas, 2008/17104 Karar sayılı ilamı). Fesih beyanı, İş Kanunu’nun 19’uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde yazılı olarak kaleme alınmakla geçerli fesih için gerekli olan bütün şartlar yerine getirilmiş olmaz. Söz konusu beyanın, bu haliyle, yani yasal geçerlilik şartına uygun aslının da muhataba (işçiye) ulaşması zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19’uncu maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, İş Kanunu’nun 20’nci maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. (Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1011 Esas, 2008/23499 Karar sayılı ilamı).
İşverenin fesih iradesi açık ve kesin olarak ortaya konmalıdır. Kullanılan ifade o kadar açık ve seçik olmalı ki, işçi açısından, iş sözleşmesinin sona erdirildiği açıkça anlaşılır olmalıdır. Fesih bildiriminde, sözleşmeyi sona erdirme iradesi yanında ayrıca, sona erme zamanı da yeteri kadar açık ve yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermeyecek şekilde ifade edilmiş olmalıdır.
Sadece fesih bildiriminin değil fesih sebeplerinin de yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz.
Dosya içeriğine göre; davalı işveren davacının 27.03.2015 tarihinde işten çıkarıldığını, çıkarılmadan önce imamlık yapmaya başlayacağını beyan ettiğini, Mart ayı içinde 3 ayrı zamanda tam 20 gün rapor almak suretiyle fiilen işe gelmemeye başladığını, rahatsız olmadığı halde rapor alması üzerine işyeri doktorunun kendisine sebebini sorduğu zaman işten ayrılmak istediğini, hatta imamlık yapmaya başladığını beyan edip, kıdem-ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği almak için kendisinin işten çıkarılmasını talep etmek suretiyle iş akdinin feshini sağladığını, nitekim bu talebi yerine getirildiği için iş akdinin feshi yazısını imzaladığını savunmuştur.
Davalının kıdem ve ihbar ödemesi yaparak feshi gerçekleştirmesi ve kayıtlarda fesih nedeninin 04 kodu ile belirtmesi karşısında işveren feshinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapıldığı ancak, yazılılık koşulunun bulunmadığı anlaşılmakla salt biçimsel koşullara uyulmadığından feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak, davalı işyerinde sendikal faaliyetin en yoğun yaşandığı, ayrıca davacının sendika üyeliğinin gerçekleştiği 2015/Mart ayında, 24.02.2015-02.03.2015, 04.03.2015-07.03.2015, 16.03.2015-18.03.2015 ve 23.03.2015-25.03.2015 tarihlerinde davacının raporlu olduğu, ayrıca davalı tanıklarının savunmayı teyid eder mahiyette beyanda bulunduğu, davacı tanık anlatımlarının ise davalı işyerindeki sendikal faaliyete yönelik genel anlatımlar olup davacıya hasren olan anlatımlarının ise tutarlı ve yeterli olmadığı görülmekle, sendikal fesih iddiasının dosya içeriğine göre ispatlanamadığı anlaşıldığından sendikal tazminatın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yaptığı 262.50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 01/11/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.