Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılanların sanıkla taşınmaz alım ve satım sözleşmesi yaptıkları, suça konu 39.000 TL bedelli senedin karşılığının katılanlar tarafından ödenmesine rağmen sanığın senedi katılanlara iade etmeyip icraya koymak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/02/2013 tarih ve 2012/11-1086 Esas ve 2013/40 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği dikkate alınarak ve katılanların da, ödeme olgusunu yazılı bir delille ispat edemedikleri anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.