Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.11.2009 gün ve 2009/17 Esas, 2009/316 Karar sayılı hükmün süresinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.10.2013 gün ve 2011/21654 Esas, 2013/10354 Karar sayılı ilamı ile mağdurenin aşamalarda sanığa 16 yaşını bitirdiğini söyleyip şikâyetçi olmaması, sanığın mağdurenin yaşının büyük olduğu yönündeki savunması ile dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm olarak 15 yaşından küçük olup olmadığı araştırılıp, gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesinden dolayı hükmün bozulması yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2013 gün ve 2010/122637 sayılı itiraznamesi ile sanık hakkında hata halinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, Dairenin bu hususta verdiği kararların evlilik birliğini sağlamaya matuf bir uygulama olup hukuki olmaktan ziyade vicdani olarak değerlendirme yapıldığı ve bu durumun anılan suçları cebir veya tehdit ile gerçekleştiren sanıklar açısından da uygulanabilirliği düşünüldüğünde, bu nitelikteki suçları işleyenlerin daha az ceza almaları veya eylemlerinin şikâyete bağlı suça dönüşme ihtimali karşısında, adaletsiz ve kamu vicdanını zedeleyen kararların verilmesine yol açabileceği gerekçesiyle Daire kararının hatalı olduğundan bahisle 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine Daireye gönderilmekle incelendi;

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
05.02.2014 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 22637 sayılı itiraznamesi ile sanık hakkında hata halinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, Dairenin bu hususta verdiği kararların evlilik birliğini sağlamaya matuf bir uygulama olup hukuki olmaktan ziyade vicdani olarak değerlendirme yapıldığı ve bu durumun anılan suçları cebir veya tehdit ile gerçekleştiren sanıklar açısından da uygulanabilirliği düşünüldüğünde, bu nitelikteki suçları işleyenlerin daha az ceza almaları veya eylemlerinin şikâyete bağlı suça dönüşme ihtimali karşısında, adaletsiz ve kamu vicdanını zedeleyen kararların verilmesine yol açabileceği gerekçesiyle Daire kararının hatalı olduğundan bahisle 6352 sayılı Kanunu 6352 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5271 md.308 K6352 md.99 K22637 md.99