Esas No
E. 2014/1533
Karar No
K. 2014/18721
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2014/1533 E.  ,  2014/18721 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu 3591 parsel sayılı taşınmazın 32,67 m2'lik kısmına komşu 5025 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı tarafından ahır yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yapının tecavüzlü kısmının yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, yapının 25-30 yıllık olduğunu, kadastro işlemleri sırasında kayma meydana geldiğini belirtip davanın reddini savunmuş, savunma yoluyla temliken tescile karar verilmesini istemiştir.

Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar 14. Hukuk Dairesince, “Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir. Somut olayda; davacının, dava konusu taşınmazın krokide (B) ve (C) ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin bir davası yoktur. Dava, yüzölçüm belirtilmek suretiyle ahırla ilgili olarak açılmıştır. Bundan dolayı, taleple bağlılık ilkesinin ihlali suretiyle fazla yerin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarla vasıflı davaya konu 3591 sayılı parselde davacının, 5025 sayılı parselde davalının kayden malik oldukları; her iki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde “1. derece arkeolojik sit alanı ve eski eserdir” şerhinin bulunduğu; davalının taşınmazı üzerinde bulunan ahırın davacı taşınmazına 32,67 m2 taşkın olduğu, aynı zamanda davacıya ait taşınmazın 75 m2'lik kısmına da kullanmak suretiyle davalının müdahale ettiği anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak elatmanın önlenmesi isteği bakımından yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 5226 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesinde aynen “ Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır. ” hükmüne yer verilmiş ve aynı yasanın “ Yetki ve yöntem ” başlığını taşıyan 10/1. maddesinde de aynen “ Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.” hükmü öngörülmüş, diğer taraftan yasanın 16. maddesi hükmünde de “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.” düzenlemesi derpiş edilmiştir.

Buna bağlı olarak da 3194 Sayılı İmar Yasasında mevzuata aykırı olacak şekildeki yapı tadilatlarının ve ruhsatsız yapıların idari bakımdan müeyyideye tabi olduğu ve bunların nelerden ibaret bulunduğu aynı yasanın 32. ve 42. maddelerinde belirtilmiş olup, idari yaptırımlar konusunda da belediye sınırları ve mücavir alanları içinde belediyeler, bu sınırlar dışındaki yapılar içinde valilikler yetkili kılınmıştır. Bütün bu açıklamalara göre koruma kurulu kapsamında kaldığı saptanan yapı ve taşınmazlara yasaca himaye görmeyen inşai ve fiziki müdahalelerin def’i bakımından yetkili merciinin Kültür ve Turizm Bakanlığı veya onun yetkilendireceği belediye ve valilik olacağı açıktır.

Bunun yanında müstakil mülkiyette malikin, elbirliği veya paylı mülkiyette paydaşın veya üçüncü bir kişinin elatması halinde diğer paydaşların veya paydaşın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683. (Anayasanın 35.) maddesi hükmü gereğince mülkiyet hakkına dayanarak dava açmak suretiyle tecavüzü def etme ve eski hale getirme istemesine yasal bir engel bulunmamaktadır.

O halde, mahkemece, yıkım isteği bakımından 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan dava konusu taşınmazlar üzerindeki tecavüzlü yapının anılan yasa kapsamında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, 2863 s. Yasa hükümleri gözetilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan, davalının temliken tescil isteği bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir. Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 s. HMK'nun geçici 3.maddesi yollaması ile) HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.