15. Ceza Dairesi         2012/3910 E.  ,  2014/528 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.

Bornova Vergi Dairesi Müdürülüğü'nün ...370 sicil no'sunda kayıtlı mükellefi ... Ltd. şirketinin kesinleşmiş vergi borçlarının ödenmemesi ve teminat gösterilmemesi üzerine 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesi gereğince kovuşturma işlemi başlatılarak şirket müdürü ve ortaklarının hisselerinin bulunduğu gayrimenkul haczedilerek ortaklara yurt dışına çıkış yasağı konulmasından sonra; şirket ortağı kardeş-sanık ... ile birlikte hareket eden şirket ortağı-abi-sanık ...'in ilgili Vergi Dairesi'ne verdiği 11.05.2006 tarihli dilekçede; şirket ortaklarının hisselerini ... ve ... ... Ortaklar Kurulu'nun 18.12.1996 tarihli kararı ile devrettiklerini belirterek, Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesi hükmü de nazara alınarak, hisse devirlerinden sonra kesinleşen vergi borçları için uygulanan haciz işlemi ve yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etmesi ve ekinde aslı ele geçmeyen İzmir 26. Noterliğinden düzenlenmiş gibi görünen 26.12.1996 tarih ve 28575 yevmiye no'lu "sahte" hisse devir sözleşmesi fotokopisi ve dayanak belgesi ile 06.04.2006, 28.03.2006 tarihli "kaynağı itibariyle sahte" Ticaret Sicil Gazetesi ilânlarıyla, 31.05.2006 ve 03.04.2006 tarihli Ticaret Sicili Memurluğu yazılarının başvuru evrakına dahilini sağlayarak, kesinleşmiş vergi borcunun tahsilini engellemeye çalışması eylemlerinin "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda; I)Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen "mahkûmiyet" kararlarına yönelen sanıklar müdafiinin ve sanık ... hakkında "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçundan verilen "beraat" kararına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıkların 1996/01 karar sayılı hisse devrine ilişkin karar metnini İzmir 26. Noterliğinden tasdik edilmiş gibi 26.12.1996 tarih ve 28575 yevmiye sayı ile sahte tasdik ettikleri belgeye dayanarak İzmir Ticaret Sicili Memurluğundan 31.05.2006 tarih ve 7934 sayılı belgeyi düzenlettirip Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.03.2006 ve 06.04.2006 tarihli ilânları yaptırmaları eylemlerinin "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğunu; sözkonusu belgelere dayalı olarak sanık ...'ın ilgili Vergi Dairesi'ne başvurusu bulunduğuna dair delil elde edilemediğinden yüklenen "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçunun oluşmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II)"Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçundan sanık ... hakkında verilen "mahkûmiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesine gelince:

Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...370 sicil numarasında kayıtlı mükellefi ... Ltd. ünvanlı şirketin kesinleşmiş vergi borçlarının ödenmemesi ve teminat gösterilmemesi üzerine idari kovuşturma işlemi başlatılarak şirket müdürü ve ortaklarının hisselerinin bulunduğu taşınmaz haczedilerek, ortaklara yurt dışına çıkış yasağı uygulandığı dosya kapsamından anlaşılmakla; idarece konulan haczin ve yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması amacına yönelik eylemlerin borcun önceden doğmuş ve kesinleşmiş olması nedeniyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçunu oluşturmadığı nazara alınmadan yazılı gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
16.01.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6183 sayılı Kanun TCK md.158/1 K5320 md.8/1 K1412 md.321 K6183 md.35