15. Ceza Dairesi         2013/6616 E.  ,  2014/1770 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.

Sanıklardan ...'un 30/10/2007 tarihine kadar katılanlara ait .... otelin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, sanığın görevden alınma nedeni ile katılanlara ait şirkete husumet duyup bu doğrultuda zarar verme kastı ile hareket ederek 10/08/2008 vadeli 10/09/2009 keşide tarihli 490.000 TL bedelli alacaklısı, diğer sanıkların temsilciliğini yaptıkları .... İnş.Taah.Tur.Gıda ve Ltd.Şti olan bonoyu karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımı olmamasına rağmen sahte olarak düzenleyerek diğer sanıklara verdiği, daha sonra bu senedin ... İnş.Taah.Tur.Gıda ve Ltd.Şti'nin ortak ve temsilcileri tarafından kurulmuş olan..... İnş. Taah. Tur. Ltd. Şti'ne ardından ... haricindeki sanıkların kurmuş oldukları ..... Müş. İnş. Taah. Tur. Ltd. Şti'ne ciro ile devrettikleri, tüm bu şirketler arasında isim ve ünvan farkı olsa da, şirketler arasında organik bir bağın bulunduğu, sonrasında senedi icra takibine koydukları iddia edilen olayda; atılı suçları işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıkların beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
03.02.2014 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1