15. Ceza Dairesi         2012/6349 E.  ,  2014/819 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir.Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.

Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile, doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;

Dini vecibelerini yerine getirmek üzere Hacı Bayram Veli Camiine giden katılan ...'in yanına yaklaşan sanıklar ... ve ...'ın katılana bir takım dini söylemlerde bulunup katılan gibi insanların seçilmiş kişiler olduğunu söyleyip ikna ederek evlerine götürdükleri, eve geldiklerinde kendilerini karşılayan sanıkların ailesinin hep birlikte "seçilmişlerden mi?" diyerek tepki gösterdikleri, evde sanık ...'ın, babası sanık ...'in seçilmiş ... olduğunu, ...'in hiç kimse tarafından doğurulmadığını, büyük depremde kayadan çıktığını söyleyerek katılanı etki altına aldıkları, katılanın sürekli ibadet halinde bulunmasını sağlayarak bu aşamadan sonra sanıkların katılana Allah'ın kendisinden tüm malvarlığını vermesini, dünya mallarından arınmasını istediğini söyleyip inandırarak katılanın üzerine kayıtlı iki taşınmazı sanıklardan Melek üzerine devir ve tescil etmesini sağladıkları ve 8.000,00 TL parasını bankadan çektirip elinden aldıkları, 2008 yılında katılanın şikayetine kadar 6 yıl boyunca katılanın emekli maaşını düzenli olarak elinden alıp kullandıkları, tüm bu süreç esnasında sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek katılanın kızı olan ve aynı evde yaşayan katılan ...'yı da kendilerinin ulema insanlar olduğuna inandırıp, oğlunun kaza geçireceğini, evinde büyü bulunduğunu söyleyip, bir işe girip çalışmaya başlamasını sağlayarak, kazandığı 15.000,00 TL civarında parasını alıp kullandıkları olayda; mahkemenin "dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ile ... ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
22.01.2014 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1