15. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır. S.İ.A. Özel Sağlık... Ltd. ticari ünvanlı şirketi temsile yetkili müdürü olan katılan ...'un ve birleştirilen dosyada katılan sıfatını alan İdris'in serbest muhasebeciliğini yapan sanığın, şikayetçi (alacağı temlik eden) Bursa/Setbaşı şubesinde 2308.2007 tarihinde imzaladığı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi (cari kredi hesabı-20.000 TL) çerçevesinde cari hesabın teminatı olarak banka kayıtlarına 21.01.2008 ve 20.03.2008 tarihlerinde giren 17.01.2008 (S.İ.A. Ltd.); 17.01.2008 (2 adet) ve 20.03.2008 (...) düzenleme tarihli dört ayrı bonoyu şikayetçi gerçek kişilerin bilgisi dışında, onlar adına imzalar atarak tanzim edip, ilgili banka şubesine vererek haksız yarar sağlaması eylemlerinin "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda; Suça konu senetlerin "tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak" amacıyla değil, cari kredi hesabı 23.08.2007 tarihinde açıldıktan sonra 21.01.2008 ve 20.03.2008 tarihlerinde önceden doğmuş kredi borcunu teminat olarak verildiğini, bu nedenle yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığını ancak bonoların katılanların rızası hilâfına onlar adına imzalar atılarak tanzim edilmesinin "zincirleme resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturacanğını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçunun da oluştuğuna sanık müdafiinin ise suçların unsurlarının oluşmadığına, suç vasfına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, beraat kararı yönünden vekalet ücreti takdiri gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından verilen "beraat" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen "mahkûmiyet" hükümlerinin ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın