Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, hükümden sonra cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan ve 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi: Hükmolunan cezaların miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
15.04.1942 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5320 sayılı Kanun 765 sayılı TCK.nın 429, 430 ve 431. maddeleri aile düzenine karşı işlenen cürümler babında düzenlenmiş olup bu maddelerdeki suçlardan aile efradının da doğrudan zarar gördüğü kabul edilmekteydi. 5237 sayılı TCK.nın 109. maddesi ise kişilere karşı suçlar kısmının hürriyete karşı suçlar bölümünde yer almaktadır. 5237 sayılı TCK.nın topluma karşı suçlar kısmının sekizinci bölümünde de aile düzenine karşı suçlara yer verilmiştir. Kanun koyucu bu bölümde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması adı altında 234. maddeyi düzenlemiş olup, bu düzenleme korunan hukuksal değer ve unsurları açısından 109. maddedeki düzenlemeden farklıdır. Düzenlendiği yer itibarıyla 109. maddedeki suçun mağduru çocuğun bizzat kendisi olup diğer aile fertleri değildir. Uygulamada 15 yaşından büyük çocuğun şikayet ve davaya katılma hakkını bizzat kullanabileceği, anne-babanın bu hakları kullanma yetkilerinin olmadığı kabul edilmektedir. Ancak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan şikayet ve davaya katılma hakkını 12-15 yaş arasındaki sezgin küçükler de doğrudan doğruya kullanmalıdırlar. Nitekim, 15.04.1942 tarihli ve 14/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararma göre; bir suçtan zarar gören mümeyyiz küçükler, doğrudan doğruya kendilerine karşı işlenmiş olan suçtan dolayı (kanunî mümessillerinin rızası olsun veya olmasın) dava ve şikâyet hakkına sahip olacaklardır. Ayrıca Türk Medeni Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.2/3 K5237 md.26/2 K5320 md.8/1 K1412 md.318 K5237 md.234 K765 md.431 K5237 md.31 K5237 md.109