Aramaya Dön

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2014/9335
Karar No
K. 2014/16226
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2014/9335 E.  ,  2014/16226 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, 28.09.2011 tarihinden beri davalı şirketin sevkiyat bölümünde forklift operatörü olarak olarak çalışan davacının iş akdinin 14.12.2012 tarihinde davalı işveren tarafından müvekkiline fesih sebeplerini açık ve kesin olarak gösterir bir fesih yazısı tebliğ edilmeden feshedildiğini, müvekkilinin iş akdinin feshedilmesinin asıl nedeninin 29.11.2012 tarihinde ....Sendikasına üye olması ve sendikal faaliyette bulunmasının olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde 4857 sayılı kanununun 21. Maddesine göre müvekkilinin davalı işyerine başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 25. Maddesi uyarınca müvekkilinin 1 yıllık tutarından az olmamak üzere ve brüt ücreti tutarında belirlenmesine, kararın kesinleşmesine kadar boşta geçen süreler nedeni ile 4 aylık sosyal hakları ile brüt ücreti tutarında ücreti ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, sendikal fesih iddiasının daha fazla tazminat almak için öne sürüldüğünü belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının iş akdinin feshinde sendikal nedenin varlığına ilişkin maddi ve hukuksal olguların bulunmadığı, davacının sık sık devamsızlık yaptığı, mazeret belirtmeden işyerine 1 gün süreyle işe gelmediği, mazeret olarak çocuğunun sağlık sorununu gerekçe göstermesine rağmen buna ilişkin hiçbir belge sunmadığı, davacının herhangi bir mazeret göstermeden mesaiye kalmadığı, davacının bu tavırlarının işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan yükümlülüklere aleni aykırılık taşıdığı, yapılan kontroller sırasında davacının aktarma yaptığı malzemelerde eksiklik tespit edildiği, aynı hatanın daha önce de birden fazla kez yaşandığı, tüm bu nedenlerden dolayı davacının iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle sonlandırıldığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. 4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.

Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.

Somut olayda her ne kadar Mahkemece davacının sık sık devamsızlık yaptığı, mazeret belirtmeden işyerine 1 gün süreyle işe gelmediği, mazeret olarak çocuğunun sağlık sorununu gerekçe göstermesine rağmen buna ilişkin hiçbir belge sunmadığı, davacının herhangi bir mazeret göstermeden mesaiye kalmadığı, davacının bu tavırlarının işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan yükümlülüklere aleni aykırılık taşıdığı, yapılan kontroller sırasında davacının aktarma yaptığı malzemelerde eksiklik tespit edildiği, aynı hatanın daha önce de birden fazla kez yaşandığı şeklinde tespitlere yer verilmişse de söz konusu olaylara ait tutaklar incelendiğinde; 23.10.2012 tarihinde davacının fazla mesaiye kalmaması nedeniyle savunmasının alındığı ve davacıya herhangi yazılı veya sözlü bir uyarının verilmediği, 13.11.2012 tarihinde işe bir gün gelmediğine yönelik davacıdan savunma alındığı davacının ise çocuğunu hastaneye götürdüğünü beyan ettiği yine bu savunma üzerine davacıya herhangi bir uyarı verilmediği gibi davacının başka devamsızlığı veya fazla mesaiye kalmadığına ilişkin tutanak bulunmadığı, 12.12.2012 tarihinde ise eksik-fazla çıkan hatalı malzeme ile ilgili olarak davacının forklift operatörü olduğu malzemenin bir bölümden başka bölüme veya yüklemeye taşınması görevi olduğu gözetildiğinde, beyan dilekçesinde söz konusu malzemeleri sayıp ayırma görevinin kendisine ait olmadığı, sayılıp ayrılmış ürünleri kolilere doldurup araca yüklediğine ilişkin savunması yerinde görülmüş olmakla davalı işverence 14.12.2014 tarihinde yapılan ve "iş sözleşmeniz 4857/17. madde gereği 14.12.2012 tarihi itibariyle kıdem ve ihbar tazminatınız ödenerek feshedilmiştir" şeklinde sebepleri bildirilmeyen fesih bildiriminin 4857/19. madde şartlarını taşımadığı ve cevap dilekçesinde belirtilen maddi vakıaların ise fesih sebebi sayılabilecek ölçüde ve ağırlıkta eylemler olmadığı anlaşıldığından, feshin geçersiz olduğu anlaşılmakla, davacı tarafça feshin her ne kadar sendikal nedene dayandığı ve davacı ile birlikte 6 aylık kıdemi doldurmayan sendika üyesi işçilerin de işten çıkartıldığı iddia edildiği 6 aylık kıdem şartını doldurmayan işçinin zaten iş güvencesi kapsamında olmadığı ve dosyada bulunan bilirkişi asıl ve ek raporu da dikkate alınarak sendika üyesi olup işyerinde çalışan ve iş akdi feshedilmeyen işçi sayısının 23 kişi olduğu, iş akdi feshedilen sendika üyesi işçilerin 10 kişi olduğu, sendikadan istifa edip çalışan 11 kişi olduğu ve sendika üyesi olmadığı halde iş akdi feshedilen işçi sayısının 45 kişi olduğu ve işyerine 70 işçi alımı olduğu ve 2010 yılında işverence yapılan fesihlerin sendikal nedene dayandığına yönelik kesinleşmiş Mahkeme kararları ve işe iade edilip işe başlatılan ve halen işyerinde çalışan işçiler bulunduğu da gözetildiğinde geçmişte yapılan fesihlerin sendikal nedenle yapılmasının sonraki fesihlerin de sendikal nedene dayandığı anlamını taşımayacağı bu nedenle sendikal feshe dair davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın KABULÜ ile Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5.Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

6.Davacının yapmış olduğu 871,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,

9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 16.07.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.