15. Ceza Dairesi         2012/7934 E.  ,  2014/1374 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;

Adana il merkezinde yolda yürümekte olan katılanın yanına gelen sanık ...'nın, inceleme dışı sanık ...'i katılana İran uyruklu ... olarak tanıtıp ... İran'dan altın getirdiğini, İncirlik'te bir papaza satacağını ancak papaza güvenmediklerini, "elin papazına ne satacak, bizim insanımız kazansın" dediği, kendisinin kuyumcu olduğunu söyleyen sanığın telefonla bir yeri arayarak "oğlum elinizdeki parayı harcamayın ben size İran'dan gelmiş külçe altın alacağım" diyerek altını satın alacağı izlenimi uyandırdığı, bu arada katılana üzerinde para olmadığını, altını şimdilik katılanın satın almasını, daha sonra kuyumcu dükkanına gidip parasını vereceğini söylediği, sanıkların hazırladığı mizansene inanan katılanın bankadan 2.700 TL çekip sanıklara verdiği, katılanın altından birkaç tane daha alacağını söyleyip parasının evde olduğunu söylediği, birlikte para almak üzere katılanın evine gidip katılanı dışarıda bekledikleri ancak yakalanmamak için olay yerinden kaçtıkları olayda, mahkemenin "dolandırıcılık" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. Fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar, 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüme "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
29.01.2014 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunu 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 K5320 md.8/1 K1412 md.321 TCK md.53