15. Ceza Dairesi 2013/12818 E. , 2014/1462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuşolup olmaması önemli değildir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde Bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ... ile sanıklardan ...'in kardeşlerinin evli oldukları ve boşanma aşamasında bulundukları, bu durum nedeniyle katılan ...'ya kin besleyen sanık ...'ın yanına arkadaşı olan ve hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'i de alarak katılan ...'nın ikametgahına gidip dışarı çağırdıkları ve tartışmaya başladıkları, tartışma sonucunda katılanın olay yerinden kaçtığı, eylemlerine devam eden sanığın katılan ...'ya ait ikametgahın tahta bahçe kapısını kırmak suretiyle zarar verdiği, katılan ve müştekinin başvurusu sonrasında olayla ilgili soruşturma başlatılması üzerine polis memurları ..., ..., ...'ün sanık ...'ı bularak Emniyet Amirliği'ne getirdiklerinde sanığın alkolün de tesiri ile önce karakolda bulunan katılan ... ve müşteki ...'ya her ikisini hedef alacak biçimde sinkaflı küfürler ettiği, sonra da kendisini sakinleştirmek isteyen kamu görevini ifa etmeye çalışan polis memurlarına hitaben sinkaflı küfürler ettiği anlaşılan olayda; sanığın eylemlerinin mala zarar verme, hakaret ve görevli memura görevinden dolayı hakaret suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Polis memurlarına karşı işlenen hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle, verilen cezanın TCK'nın 125/4. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezaları ay ve yıl olarak belirtilmiş isede sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Sanık ...'ın 14.09.2010 tarihli oturumda “ ben katılan ...'ya herhangibir para vermem çünkü ben atılı suçu işlemedim” şeklindeki beyanı karşısında tebliğnamedeki mala zarar verme suçu açısından belirtilen bozma sebebine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.