15. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın sahibi olduğu ... İlçesi ... Beldesi .... Mahallesi'nde bulunan ... parseldeki tarlasında tarımsal faaliyette bulunurken 25.09.2002 tarihinde bu parselin ifrazen...numuralı parsellere bölündüğü, ... nolu parselin ... ..., ... nolu parselin şikayetçi ... ... tarafından satın alındığı, bu kişilerin kendi adlarına tarımsal faaliyette bulunup, doğrudan gelir desteği almalarına rağmen, sanığın 2005 yılı için doğrudan gelir desteği alabilmek amacıyla 19.08.2005 tarihinde İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğu, çiftçi kayıt sisteminde taşınmaz bilgisinin, halen üç parselin ifrazdan önceki toplamı olan ... parsel olarak göründüğünü bilmesine rağmen duruma ses çıkartmadığı, ... ... şikayeti üzerine başvurusunu geri alarak eskiye dönük aldığı haksız ödemeleri iade ettiği somut olayda dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Adli para cezasına hükmedilirken tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenmesi gerekirken herhangi bir gerekçe göstermeksizin doğrudan elde edilen haksız menfaatin iki katını da aşacak şekilde sonuç adli para cezasının belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “750,00TL”, "187,00 TL" ve "155,00 TL" adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “25 gün”, "6 gün", "5 gün" ve “100,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın