15. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Kuyumculuk işi ile uğraşan katılanın yanında çırak olarak çalışan sanığın, ....isimli iş yerinden katılana ait olan henüz eritilmemiş yarı mamul altınları alıp getirmesi amacıyla görevlendirildiği; ancak sanığın, 1100 gr ağırlığındaki söz konusu altınları, adı belirtilen iş yerinden teslim aldıktan sonra katılana ait iş yerine getirmesi gerekirken, hizmet ilişkisi gereği kendisine teslim edilen altınları piyasada satarak teslim amacının dışında tasarrufta bulunduğunun iddia edildiği olayda; Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;5237 sayılı TCK' nın 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu açıklama kapsamında; sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 155/2 maddesi gereğince mahkemenin takdirine göre temel cezanın alt hadden 5 gün adli para cezası olarak belirlenip, aynı kanunun 62. maddesi gereğince verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra ortaya çıkan 4 gün adli para cezasının da aynı kanunun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL 'den hesap edilerek neticede 80 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanığa 5 gün adli para cezası verildikten sonra aynı kanunun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 TL den olmak üzere sanığın 100 TL para cezası ile cezalandırılıp, aynı kanunun 62.madde gereğince verilen para cezası üzerinden 1/6 oranında indirim yapılarak neticede itibariyle 83 TL para cezası ile cezalandırılarak sanığın ''3'' TL fazla para cezası ile cezalandırılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 155/2, 62/1,52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 83 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine '' 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,'' ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın