15. Ceza Dairesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; TCK'nın 155/1. maddesinde tanımlanan "güveni kötüye kullanma" suçu 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi hükmü ile uzlaşma kapsamı dışına çıkartıldığından suç tarihi dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Birbirlerini tanıyan taraflardan katılanın, borçlusu ... vade tarihi 29/02/2008 olan ve elinde bulunan bonoyu tahsil etmesi-parayı kendisine getirmesi için elden sanığa vermesini müteakip; sanığın imzasını havi 11.03.2008 tarihli belge ile senet bedelini borçludan şikayetçiye iletilmek üzere aldığı halde katılana vermemesi, yapılan icra takibine de 07/05/2008 tarihinde "borcum yoktur" şeklinde itirazda bulunması eyleminin "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunurken aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının alt sınırdan uzaklışalarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki "6" ikinci paragrafındaki "5" ve dördüncü paragrafındaki "100" rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5", "4" ve "80" rakamları yazılmak, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap