15. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Somut olayda; sanığın, .....'ın işlettiği .....Benzin İstasyonuna giderek akaryakıt alıp ..... Bankası ......Şubesine ait 25.11.2008 keşide tarihli 7.500 TL bedelli çeki ciro ederek verdiği, çekin bankaya ibraz edildiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde bu çekin sahte olarak üretildiği, aldatma yeteneğine haiz olduğu, çekin arka yüzündeki "..." yazı ile adına atılı imzanın sanık ...' nin eli ürünü olduğunun saptandığı, Akaryakıt istasyonu çalıştıran ...'un ... İlçesinde kum ocağı çalıştıran ... isimli firması adına akaryakıt alan ...'ın ... Bankası ... Şubesine ait 09.10.2008 keşide tarihli 4.400 TL bedelli çeki verdiği, bu çekin sanık ... tarafından.. şirketi sahibi ......işi incelemesinde çekin amaca yönelik sahte olarak üretildiği, aldatma yeteneğine haiz olduğu, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının ... ve ... eli ürünü olmadığı, ... beyanlarında suça konu bu çeki aldığı şahsın sanık olduğunu teşhis ettiği, yine ... ilçesinde kerestecilik işi ile uğraşan katılan ...'ın işyerine giden sanık ...'nin kendini .... olarak tanıtıp sunta alıp karşılığında ... ..... Şubesine ait 7.500 TL bedelli çeki verdiği, bu çekin de sahte çıktığı, katılan ...'ın sanık ...'yi teşhis ettiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde çekin amaca yönelik sahte olarak üretildiği, aldatma yeteneğine haiz olduğu, çekin arka yüzündeki 1.ciranta .. ile 2. Ciranta .... adına atılı imzaların sanık ... eli ürünü olduğunun saptandığı, sanığın farklı zamanlarda üç ayrı mağdura karşı suça konu çekleri verdiği dolayısıyla mağdur sayısınca eylemin oluşacağı, bankaya ait bir ödeme aracı olarak kabul edilen ve bankaların maddi varlıklarından sayılan sahte çekler üzerindeki miktar kadar parayı sanığın menfaat temin ettiği, aldatıcı özelliği bulunan çekleri ödeme aracı olarak kullanıp mağdurların iradesini fesada uğrattığı ve üzerine atılı suçları bu şekilde işlediği anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın