15. Ceza Dairesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Sanığın işlediği iddia olunan bir suç nedeniyle ifadesinin alınması için kendisini savcılığa götürmek için gelen kolluk görevlisi müştekilere zincirleme şekilde ve alenen hakarette ettiği, daha sonra kolluk aracına bindirilirken ve bindikten sonra tekme, kafa ve yumruk atmak suretiyle kolluk aracına zarar vermeye çalıştığı, ancak araca herhangi bir zarar veremediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı kamu malına zara vermeye teşebbüs ve kamu görevlisine alenen hareket suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl hapis cezasından TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığı sırada hesap hatası sonucu 9 ay hapis cezası yerine 9 ay 3 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı kanunun 35/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerine, “35. maddenin 2. fıkrası uyarınca takdiren 1/4 oranında indirilerek 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap