Esas No
E. 2014/19335
Karar No
K. 2017/1038
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2014/19335 E.  ,  2017/1038 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 2088 parsel sayılı taşınmaza davalının 2089 parsel sayılı taşınmazı üzerine yaptığı yapının 6.50 m2 kısmının tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesini, taşkın inşaatın kalini, uğranılan zararın ve ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine dair kararın temyizi üzerine Dairece, “çekişme konusu taşınmazların öncesini teşkil eden 1554 parsel sayılı taşınmazın 1969 yılında genel kadastro çalışmaları sırasında İsa Binbay adına tespit edildiği ve taşınmazın 6.7.1972 tarihinde ifraz edilerek 2053 ila 2119 sayılı parsellerin oluştuğu, ifraz işlemi ile oluşan 2088 sayılı parselin daha sonra satış yoluyla tedavül görerek sonunda 11.2.2008 tarihinde satın alma ile davacı adına, 2089 sayılı parselin de yine tedavül görerek 27.4.1977 tarihinde satın alma ile davalı adına tescil edildiği,davalıya ait taşınmaz üzerindeki üç katlı yapının davacının 2088 sayılı parseline 6.44 m2 tecavüzlü olduğu, davalının binasına 1983 yılında başlanıp 1986 yılında bitirildiği, bir kimsenin imar parselinde bulunan yapısından dolayı 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü uyarınca bedel isteyebilmesi için imar öncesi kadastral parselde korunması ve gözetilmesi gerekli mülkiyet veya kişisel bir hakkının bulunması ve buna dayalı olarak yapılanması gerektiği, somut olayda bir imar uygulaması bulunmayıp çekişme konusu taşınmazlar ifraz işlemi sonucunda oluştuğu, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca bir bedel ödenmesi istenemeyeceği, davacı vekilinin 1.7.2010 tarihli beyanı gözetilmek ve tazminat isteğinin kapsamı açıklattırılmak suretiyle davacının T.M.K.'nun 683/2. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. ./.. -KARAR- Bilindiği üzere; 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 427.maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı yasalarla 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890 TL’ye yükseltilmiştir.

Davalının temyiz isteği, 1.000 TL. ecrimisilin tahsiline ilişkin hükme yönelik olup, anılan yasanın yürürlük gününden sonra oluşturulduğundan, sözü edilen ve incelenmesi istenilen kararın kesinlik sınırı içerisinde olduğu açıktır. Öte yandan niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. Bu nedenlerle, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3.maddesi yollamasıyla) davalının temyiz dilekçesinin reddine. Davacının temyiz istemine gelince,

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6,20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 71,69 TL. bakiye harcının da davalıya iadesine, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.