22. Hukuk Dairesi 2017/5603 E. , 2017/3903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle iş akdini haklı olarak feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, prim ve fazla mesai alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının bordrolarını ihtirzi kayıtsız imzaladığını alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanınreddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı kanuni süresi içinde davacı taraf temyiz etmiştir. Gerekçe:
Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 211. maddesinde, imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında da aynen benimsendiği gibi; herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.
Somut olayda, mahkemece davacıya ait bordroların ihtirazi kayıtsız imzalandığı ve tahakkuk eden ücretlerin de banka aracılığıyla ödendiği gerekçesi ile fazla mesai ve prim alacaklarının reddine bu anlamda feshin haklı gerekçe ile yapılamadığı kanaati ile davanın ispatlanamadığı neticesine ulaşılmıştır. Davacının iddiası; bordrolardaki bir kısım imzaların kendisine ait olmadığı yönündedir. Bu iddia yargılama aşamasında süresi içerisinde de dile getirildiği halde imza incelemesi yapılmamıştır. Yapılması gereken davacının ücret bordrolarından öncesine ait ve bordro tarihine yakın tarihli belgeler ve imza örneklerinin (evlenme cüzdanı,işe giriş bildirgesi, dilekçe, başvuru formları, banka hesap kartı, noter imza sirküleri, bankamatik kartı, ehliyet, sandık seçmen listesi, vb.) toplanarak, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara uygun biçimde Jandarma veya Emniyet Kriminal Laboratuvarı gibi kurumlardan rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek iken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.