9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/14793 E. , 2017/4165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde iş sözleşmesi haksız olarak feshedilene kadar Mart 2008-Eylül-2009 arasında müşteri hizmetleri grubunda ön ofis takım lideri olarak çalıştığını, açılan işe iade davası sonucunda feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesi üzerine 29/12/2011 tarihli ihtarnameyle işe başlama müracaatında bulunduğunu, davalının yaklaşımı ise takım lideri olarak işten attığı kişiyi arşiv görevlisi olarak geri alma yönünde olduğunu, davacıya öncekine göre çok alt nitelikte kariyer planlamasını ve kişinin psikolojisini hiçe sayan farklı bir birime ait iş sözleşmesi sunulduğunu, yeni sözleşmeye göre önerilen pozisyon arşiv uzmanlığı olduğunu, işveren işe başlama isteğini kabul elmiş görünse de gerçekte yeni koşullar içeren bir sözleşme imzalatmak istemesi işe başlatma iradesinin samimi olmadığını gösterdiğini, esasen işe iade talebi sonrası iş ilişkisi eskisi gibi devam etmesi ve işe iade daveti samimi olması gerektiğini ancak yeni sözleşme ile yeni çalışma koşullarının sunulmasının davalının kötü niyetli olduğunu ve aslında Mahkeme kararına uymadığını gösterdiğini ileri sürerek, fark kıdem ve ihbar tazminatları, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 17.3.2008 de çalışmaya başladığını, iş akdinin 9.9.2009 tarihinde İş Kan. 18 gereğince kıdem-ihbar tazminatı ödenerek geçerli nedenle feshedildiğini, açtığı işe iade davasında lehine karar verildiği ve bu kararın 27.12.2011 de kesinleştiğini, 29.12.2011 tarihli ihtarname ile işe alınma talebinde bulunmuş olup 3.1.2012 de tebliğ edildiğini, bunun üzerine 9.1.2012 tarihli ihtarnameyle iş başvurusu kabul edilerek işe başlatılmasına karar verildiğini ve öngörülen süre içinde şirkete ait Güneşli binasında hazır bulunması ihtar ve ihbar edildiğini, bu ihtarnamenin 12.1.2012 tarihinde tebliğ edilmesine ve konu ile ilgili şirkete gitmiş olmasına rağmen ihtarnamede bildirilen sürede işbaşı yapmadığını, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, davacının 16.1.2012 tarihli ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnamedeki iddialarının yerinde olmayıp yapılan işe davet bildiriminin samimi, inandırıcı ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek mahiyette olduğunu, aksine davacının sunulan iş teklifini kabul etmeyip işe başlamamasının gerçekte işe başlama niyetinde olmadığını ve sırf işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için başvuru yaptığını gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin işe başlatma teklifinin samimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak ettiği fark ihbar tazminatının net 1.169,55 TL. olarak hesaplanmasına karşın, Mahkemece net 1.669,55 TL. fark ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
3.Boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir (Yargıtay 9.HD. 28.12.2009 gün 2009/34595 E, 2009/37899 K). Somut uyuşmazlıkta, boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca hesaplatılması gerekirken, davacının işe başlatılmadığı tarihteki (12.01.2012) ücreti üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
4.Geçersiz sayılan fesih tarihinde 2009/Eylül ayı ücret bordrosunda brüt 490,02 TL. olarak tahakkuk ettirilen izin ücreti davalı tarafından 18.09.2009 tarihinde banka vasıtasıyla ödenmiştir. Bu ödemenin yıllık izin alacağı hesabı sırasında mahsup edilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.