1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2016/9289 E. , 2016/9983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir. Davacı, dava konusu 323, 3187, 3188, 3196, 3336, 4196 ve 4204 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanı .......'ye ait olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar
Dairece ".. Dava konusu taşınmazlara 1062 sayılı Yasa gereğince Hazine tarafından el konulup konulmadığı araştırılmamıştır. Hâl böyle olunca, bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi" gerektiğinden bahisle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın hukuki yarar yokluğundan usûlden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına 05/06/1981 tarihinde "....'den ... uyruklu ... kızı....'ye intikal edecek paya 1062 sayılı Yasaya göre el konulmuştur" şerhi bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazların .. kızı ... uyruklu...'ye....'den 17/06/1926'da mirasen intikal ettiği ve 1939 tarihli kararname hükümleri gereğince bu tarihten önce ... uyruklu....'nin mülkiyet hakkını kazandığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1975/582 Esas 1979/613 Karar sayılı veraset ilamına göre de 18.01.1967 tarihinde vefat eden ... kızı....'nin bir kısım mirasçılarının Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığı gibi davacının da Türk vatandaşı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 13.1.1939 ve 1.10.1966 tarihli kararnamelere göre; 1939 yılına kadar ... uyruklular hakkında Türkiye’deki taşınmaz mallar bakımından bir sınırlama bulunmamaktadır. 1939 tarihli kararname ile ... uyrukluların Türkiye’deki taşınmaz malları üzerinde tasarrufta bulunmaları yasaklanmış, 1966 tarihli kararname ile de, ... uyrukluların Türkiye’deki menkul ve gayrimenkul bütün mallarına Devletçe el konulmuştur. Şu halde:
a)1939 tarihli kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar,.... Türkiye’de taşınmaz mal edinmeleri mümkündür.
b)Bu tarihe kadar, Türkiye’de taşınmaz mal iktisap eden ... bu hakları saklıdır. Ancak, 1939 yılından sonra tasarruf önlenmiş olduğu için, bu tarihten sonraki mülkiyet aktarımlarına ilişkin hukuki işlemler ve bu tarihten sonraki zilyetlikler sonuç doğurmaz.
c)1939 tarihinden sonra vefat etmiş olan ... uyruklu bir mirasbırakanın...’deki taşınmaz malları, 1966 yılına kadar bu malları vaziyet edilmemiş olduğu için ... uyruklu mirasçılarına intikal eder. Ancak ... uyruklu mirasbırakan, 1.10.1966 tarihli kararnamenin yürürlüğe girmesinden sonra ölmüş ise, mallarına Devletçe el konulmuş olduğundan, bu mallar olduğu gibi Türk mirasçıya geçmez. Emanete alınan bedeli Türk mirasçıya verilir.
Mahkemece, 1062 sayılı Kanun gereği Hazine tarafından el konulan taşınmazlarda davacının tasarruf yetkisi olmadığı, bu sebeple taşınmazlarla ilgili istemlerinde hukuki yararı olmadığından dava reddedilmiştir. Oysa, yukarıda belirtilen kararname hükümleri gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Hâl böyle olunca işin esasına girilmesi, taraf delillerinin eksiksiz toplanıp soruşturmanın tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.