12. Ceza Dairesi         2015/14715 E.  ,  2017/2511 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, 10.09.2010 olan suç tarihin “21.03.2012” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığıolarak kabul edilmiştir. Sanıkların, katılan ve ailesi ile olan tartışmaları sırasında ses ve görüntü kaydı aldıkları olayda sanıkların eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığına ilişkin değerlendirmede bir isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan vekilinin haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Katılanın 15.05.2014 tarihli duruşmada sanıkların kayıt yaptıkları tarihin 10.09.2010 olduğunu ve kendisininde bu kayıtların yapıldığını farkettiğini ve sanıkları kayıt yapmamaları konusunda uyardığını bilahare sanıklara noter vasıtası ile ihtarda bulunduğunu beyan etmesine karşın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında kalan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı Kanun’un 139. maddesi uyarınca takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran katılanın faili ve fiili öğrendiği tarih olan 10.09.2010 tarhinden sonra vekili aracılığı ile 21.03.2012 tarihinde altı aylık şikayet süresini geçirdikten sonra sanıklar hakkında şikayette bulunduğunun gözetilmemesi,

Dosya içeriğine göre de CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların beraatlerine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanıklar hakkındaki davanın TCK'nın 134, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
29.03.2017 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunu 5320 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu CMK md.223/2 CMK md.223/8 TCK md.134 K5320 md.8 K5237 md.134 K1412 md.321 CMK md.223/9