8. Hukuk Dairesi
Davacı- karşı davalı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı-karşı davacı adına 236 parselde kayıtlı meskenin edinilmesinde evlere temizliğe giderek elde ettiği kazancı ile katkıda bulunduğundan tapu kaydının 1/2 iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün görülmediği takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yarı değere karşılık 30.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen dava yönünden davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından tüm parası ödenerek satın alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı-karşı davacı ... vekili, birleşen dava dosyasında evlilik birliği içerisinde müvekkilinin babası tarafından verilen 40 adet büyük altın ile peşinatı ödenen, kalan kısmı da apartman görevlisi olarak çalışan müvekkilinin birikimleriyle karşılanan Zeytinburnu'ndaki dairenin, önce müvekkili adına satın alındığını, tapu kaydının daha sonra bedelsiz olarak davacı-karşı davalı'ya devredildiğini, müvekkili davalının müvekkili adına kayıtlı taşınmaz yönünden alacak davası açması üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, tapunun 1/2 iptali ile müvekkili adına tescili, bu mümkün görülmediği takdirde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yarı değere karşılık 30.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, asıl dava yönünden, taşınmazın müvekkilinin geliri ile alındığını, davacı-karşı davalının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Yargıtay içtihatlarına göre her iki tarafın tapu iptali tescil taleplerinin taşınmazın aynına ilişkin talepte bulunulamayacağından reddine, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 23,908,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 1,992.00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 21.09.1994 tarihinde evlenmiş; 14.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 20.11.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın